Türkçe → Arapça
bunların arasında Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Bunların arasında garip bir şeyler oldu.
والأن مع ذلك أشياء مشوقة حدثت
Bunların arasında bazı bariz olanlar var.
وهناك أيضاً خطوط دفاعية واضحة
Benim asıl ilgilendiğim şey bunların arasında farklılıklar.
الإختلافات بينهما هي ما يثيرنى.
Ad, Semud, Res halkı ve bunların arasında bir çok nesilleri de...
وأهلكنا عادًا قوم هود، وثمود قوم صالح، وأصحاب البئر وأممًا كثيرة بين قوم نوح وعاد وثمود وأصحاب الرسِّ، لا يعلمهم إلا الله.
Bunların arasında da zengin bir tüccardan gelen kırk küp yağ olacak.
من بينهم سيكون هناك أربعين جرة زيت من تاجر غني
Bunların arasında Kore ve Avusturalya gibi Amerika müttefikleri de bulunuyor.
وذلك يتضمن حلفاء أمريكا مثل كوريا وأستراليا.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.
وفي الفترات الفاصلة، يقضون بضع ساعات من الهدوء و التأمل في السّرير.
Bunların arasında hayvanların bize dans etmeyi ve şarkı söylemeyi öğrettikleri yollar da vardır.
منها أننا تعلمنا من الحيوانات وسائل للرقص والغناء،
Ad, Semud milletleri ile Ress ' lileri ve bunların arasında birçok nesilleri de yerle bir ettik.
وأهلكنا عادًا قوم هود، وثمود قوم صالح، وأصحاب البئر وأممًا كثيرة بين قوم نوح وعاد وثمود وأصحاب الرسِّ، لا يعلمهم إلا الله.
Âd ' ı da helak ettik, Semud ' u da, Ress ashabını da ve bunların arasında daha birçok soyları da.
وأهلكنا عادًا قوم هود، وثمود قوم صالح، وأصحاب البئر وأممًا كثيرة بين قوم نوح وعاد وثمود وأصحاب الرسِّ، لا يعلمهم إلا الله.
Birkaç kişi ona katılıp inandı. Bunların arasında kurul üyesi Dionisios, Damaris adlı bir kadın ve birkaç kişi daha vardı.
ولكن اناسا التصقوا به وآمنوا. منهم ديونيسيوس الاريوباغي وامرأة اسمها دامرس وآخرون معهما
Bunların arasında bocalayıp durmaktalar, ne onlara ( bağlanıyorlar ) ne bunlara. Allah ' ın şaşırttığı kimseye asla bir ( çıkar ) yol bulamazsın.
« مذبذبين » مترددين « بين ذلك » الكفر والإيمان « لا » منسوبين « إلى هؤلاء » أي الكفار « ولا إلى هؤلاء » أي المؤمنين « ومن يضللـ » ـه « الله فلن تجد له سبيلا » طريقا إلى الهدى.