Türkçe → Arapça
boğuşmak Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Çocuk pornosu gibi konularla boğuşmak zorunda kaldın.
فقد كان عليك أن تكافح في قضايا مثل صور الأطفال الإباحية.
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.
وعلينا أن نبذلها كل يوم. بحيث نعيد ترتيب سياساتنا.
İki gün sonra, kapımın önüne düşerdi. ki bu Holywood'un trafiğinde boğuşmak zorunda kalmaktan çok daha iyiydi (Müzik)
إلى سان فرانسيسكو, و أتفاجأ, بعد يومين, ينتهي بها المطاف أمام باب منزلي. إنه أفضل بكثير من تكبّد عناء زحام السيارات
Kıyıya kadar dev dalgalarla boğuşmak bir başka cesaret işi ve şimdi daha kötüsü,deniz aslanlarının düellosundan kaçmak zorunda
قتال الأمواج العودة إلى الشاطئ هي مهمة استثنائية ولجعل الأمور أسوأ, هو يجب الآن أن يتعرّض لهجوم أسود البحر
Ortaya koymak istediğim fikir belki de, zorlukları alt etmekten çok, kendimizi zorluklara açıp onu kucaklamak, bir güreş tabiri kullanayım, onunla boğuşmak, belki de onunla dans etmek.
وربما الفكرة التي أحاول أن أطرحها هي ليس التغلب على المحن ولكن تقبل أنفسنا لها