Türkçe → Arapça
bitmemiş Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Görünüşe göre bitmemiş.
ظاهرياً لم ينتهى
Ama hala bitmemiş olan çok işler var.
لكن بقي هناك الكثير من الأعمال الغير منهية.
Ama Scott'un seyahati bitmemiş duruyor.
ولكن رحلة سكوت تبقى غير منتهية.
Bittiğini düşünmüştüm. Öyle görünüyor ki, bitmemiş.
لقد اعتقدت انه قد انتهى و لكننى اخطات
Alt katta, tek gördüğüm Rie'nin bitmemiş tasarımları.
الطابق السفلي، كل ما أراه هو تصميمات (ري) غير المنتهية
Affedersiniz. İlgilenmem gereken bazı bitmemiş işler var.
معذرة، بعض اعمال غير منجزة يجب ان اهتم بها
Müşteriye şunu derdiniz: "İşte size hatalarla dolu bitmemiş bir ürün."
وكنت ستشحن للعملاء وتقول لهم:"أقدم لكم هذا المنتج المعيب والناقص."
Yetişkin hayatımın çoğunda bana seslenen bitmemiş bir meydan okuma var.
هناك تحد واحد لم ينتهِ بعد والذي كان يناديني في أغلب حياتي الراشدة.
Grafikler bitmemiş olabilir......ama yüksek duyarlıklı uygulama daha yüksek çözünürlük verir.
وقد لا تكون الرسومات كاملة لكن التطبيق عالي الأداء يمنحك ثبات أكبر،
Susan Alexander Kane için tasarlanan, ve onu boşamadan önce yarım kalan ve hala bitmemiş Xanadu.
"بتكلفة وقدرها 3 ملايين دولار" (وكان فى مخيلته إهداءها إلى (سوزان كين" "ولكنها طُلقت قبل اكتمال بناءها "ومازالت لم تكتمل"
hiçbir zaman bitmemiş, çürümeye yüz tutmuş sarayında yalnız uzakta, nadiren ziyaret edilen, hiçbir zaman fotoğraflanmamış kendi düşen imparatorluğunda bir imparator.
"وحيداً فى قصره المتحلل الغير مكتمل البناء" "بمعزل عن العالم ونادرا ما يزوره أحد" إمبراطور الصحف" "واصلت إمبراطوريته الفشل الذريع
Oysa halkım beni unuttu, Değersiz ilahlara buhur yaktı. Bu ilahlar gidecekleri yollarda, Eski yollarda sendelemelerine neden oldu; Onları sapa, bitmemiş yollarda yürüttü.
لان شعبي قد نسيني. بخروا للباطل وقد اعثروهم في طرقهم في السبل القديمة ليسلكوا في شعب في طريق غير مسهل