Türkçe → Arapça
bir avantaj Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Tam tersine, bizim için bir avantaj bu.
بالعكس، هذا من صالحنا
Ve bu onlara evrimsel bir avantaj sağladı.
ووفر لها ذلك ميزة تطورية.
Size adaletsiz bir avantaj sağlayan ortaklar bulun.
ابحث عن الشركاء الذين يعطونك ميزة غير عادلة.
Bu bizim için büyük bir avantaj. Avantaj, tabii ki!
وهذه سوف تكون فائدة عظيمة فائدة كبيرة
Öte yandan, bu silahların saldırı konusunda bir avantaj sağladığını biliyoruz.
من ناحية أخرى، ونحن نعلم أن هذه الأسلحة تعطي ميزة للمهاجمم.
Gelirler ve fiyatlandırma hakkında düşünerek......müthiş bir avantaj kazanacaksınız.
ستكتسب ميزة مذهلة في دراسة تدفقات الإيرادات والتسعير.
Sende olduğu ve sende olmadığı için sana saniyenin onda biri kadar bir avantaj veririm.
لأنك تحمل هذا النمط الوراثي وأنت لا تحمله، فسأعطيك أفضلية البداية بعشر من الثانية.
Bu teknolojik aygıtlar açık denizlerdeki canlıları incelemede büyük bir avantaj sağlıyor.
وانها مجرد نعمة للحصول على نظرة ثاقبة الحيوانات المحيطات المفتوحة.
Bu, saldırgana muazzam bir avantaj sağlıyor, çünkü savunucu kime karşı mücadele vereceğini bilmiyor.
وهذا يعطي ميزة هائلة للمهاجم، لأن المدافع لا يعرف ضد من عليه ان يقاتل.
Avukat kutsal kitabı kullanarak sanık için bir avantaj sağlayacaksa iddia makamının bir itirazı yok.
إذا أمكن للمحامى أن يتقدم بقضية المدعى عليه من خلال استخدام الكتاب المقدس فإن الإدعاء لن يتخذ أى استثناء
Biliyorsunuz, büyük bir beyine sahip olmak ciddi bir avantaj, çünkü bu şekilde çevrenizi etkileyebilirsiniz.
الان نحن نملك دماغ كبير كما تعلمون انه فائدة كبيرة لنا لانه يؤثر على محيطك
Size burada Core War'u gösteriyorum, işlemcilerin sınırlarından estetik bir avantaj sağlayan ilk oyunlardan biri.
وأنا أريكم "الحرب الأساسية" هنا، التي هي لعبة مبكرة والتي تستفيد من الناحية الجمالية لأوجه قصور المعالج "البروسيسور".