Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

belli oldu Arapça dilinde

أصبح واضحا

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

İşte, kimin iyi olduğu belli oldu.

الان يكفي ذلك جيد جداً!

anladim. Kimden ögrendigin belli oldu.

لذلك تمتعت بتلك المهارة

Evet, yaşamının geri kalanı belli oldu artık.

آجل, لقد سويت أمورى لبقية حياتى

Ve belli oldu ki gerçekte o kadar da tembel değiliz.

لأنه اتضح أنه لسنا في الواقع غاية في الكسل.

Bu sabah yönetici tuvaletine neden giremediğim belli oldu.

لا عجب أني لم أستطع أن أدخل إلى حمام المدراء هذا الصباح

Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.

أصبح الآن في حكم المؤكد أن أحدا لن يدخل حيز غريغور أي أكثر حتى الصباح.

İşledikleri kötülükler kendilerine belli oldu ve onları, alaya aldıkları şeyler kuşatıp mahvetti.

وظهر لهؤلاء الذين كانوا يكذِّبون بآيات الله ما عملوا في الدنيا من الأعمال القبيحة، ونزل بهم من عذاب الله جزاء ما كانوا به يستهزئون.

Siz, kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl azab ettiğimiz size apaçık belli oldu.

« وسكنتم » فيها « في مساكن الذين ظلموا أنفسهم » بالكفر من الأمم السابقة « وتبين لكم كيف فعلنا بهم » من العقوبة فلم تنزجروا « وضربنا » بينا « لكم الأمثال » في القرآن فلم تعتبروا.

Sonuçta belli oldu ki, bu bağış bürolarının kondomlar için kullandığı üç mesaj var: korku, finansman ve sadakat.

تبين فيما بعدها بأن هنالك ثلاث كلمات شائعة رسمتها المنظمات المانحة على صناديق الواقيات: الخطر، والتمويل، والصحة.

" ( Sizden önce ) kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl muamele ettiğimiz size apaçık belli oldu.

« وسكنتم » فيها « في مساكن الذين ظلموا أنفسهم » بالكفر من الأمم السابقة « وتبين لكم كيف فعلنا بهم » من العقوبة فلم تنزجروا « وضربنا » بينا « لكم الأمثال » في القرآن فلم تعتبروا.

Kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz ve onlara nasıl azap ettiğimiz sizce apaçık belli oldu ve size nice örnekler getirdik.

وحللتم في مساكن الكافرين السابقين الذين ظلموا أنفسهم كقوم هود وصالح، وعلمتم -بما رأيتم وأُخبرتم- ما أنزلناه بهم من الهلاك، وضربنا لكم الأمثال في القرآن، فلم تعتبروا؟

Sizden önce, kendilerine zulmetmiş olanların diyarlarına yerleştiniz.Onlara neler yaptıklarımız da size iyice belli oldu ve size meseller getirerek gerçekleri anlattık.

وحللتم في مساكن الكافرين السابقين الذين ظلموا أنفسهم كقوم هود وصالح، وعلمتم -بما رأيتم وأُخبرتم- ما أنزلناه بهم من الهلاك، وضربنا لكم الأمثال في القرآن، فلم تعتبروا؟