Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

belirti Arapça dilinde

لمحة

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Bilinmeyen belirti

عَرَض غير معروف

Kulağının arkasında belirti var.

لا, لان عارضات الأزياء 'لايهرشنَ' أنفُسهُن طفح جلدي خلف الاذنين

Bunun belirti olarak o yarım dışarı çekti.

لمحة من ذلك لأنها نصف وجه بها.

Henüz dünya dışı zekaya dair açık bir belirti yok.

ليس هناك اشارات واضحة تتعلق بالذكاء الخارق حتى الان

Ama burada, bağlantı tedaviden çok bir belirti gibi.

ولكن الارتباط هنا هو عرض للداء أكثر منه علاج.

İletişimin akışını anladığına dair bana bir belirti gösterdi.

لاحظوا الآن، لقد أومىء برأسه، إنه يتجاوب معي لقد فهم سريان المعلومات التي أوصلها له.

İlk belirti beyaz kumaşta gördüğü çizgilerden sonra yaşadığı şoktu.

كـانت أولّ أعراض الصدمة التي عـاصرهـا الخطوط البيضـاء على مفرش المـائدة

Sözümü gerçekleştireceğime ilişkin sana vereceğim belirti şu olacak:

وهذه لك العلامة من قبل الرب على ان الرب يفعل هذا الأمر الذي تكلم به

Kötü ve vefasız kuşak bir belirti istiyor! Ama ona Yunusun belirtisinden başka bir belirti gösterilmeyecek.›› Sonra İsa onları bırakıp gitti.

جيل شرير فاسق يلتمس آية. ولا تعطى له آية الا آية يونان النبي. ثم تركهم ومضى

İsa içten bir ah çekerek, ‹‹Bu kuşak neden bir belirti istiyor?›› dedi. ‹‹Size doğrusunu söyleyeyim, bu kuşağa hiçbir belirti gösterilmeyecek.››

فتنهد بروحه وقال لماذا يطلب هذا الجيل آية. الحق اقول لكم لن يعطى هذا الجيل آية

İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Kötü ve vefasız kuşak bir belirti istiyor! Ama ona Peygamber Yunusun belirtisinden başka bir belirti gösterilmeyecektir.

فاجاب وقال لهم جيل شرير وفاسق يطلب آية ولا تعطى له آية الا آية يونان النبي.

Aynı gün Tanrı adamı bir belirti göstererek konuşmasını şöyle sürdürdü: ‹‹RABbin bana açıkladığı belirti şudur: Bu sunak parçalanacak, üstündeki küller çevreye savrulacak.››

واعطى في ذلك اليوم علامة قائلا هذه هي العلامة التي تكلم بها الرب هوذا المذبح ينشق ويذرى الرماد الذي عليه.