Türkçe → Arapça
artık gelir Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Artık kimin ki terazilerindeki tartısı ağır gelir.
فأما من رجحت موازين حسناته، فهو في حياة مرضية في الجنة.
Çünkü uçak kalkıyor artık ve boş koltuk bize gelir getirmez.
لأن تلك الطائرة في طريقها للإقلاع، ولن تتحقق إيرادات بوجود مقاعد شاغرة.
De ki: " Hak geldi; artık batıl ne yeniden başlar, ne de geri gelir. "
قل -أيها الرسول-: جاء الحق والشرع العظيم من الله، وذهب الباطل واضمحلَّ سلطانه، فلم يبق للباطل شيء يبدؤه ويعيده.
Haksızlık ettikleri için verilen söz başlarına gelir ve artık konuşamazlar.
« ووقع القول » حق العذاب « عليهم بما ظلموا » أي أشركوا « فهم لا ينطقون » إذ لا حجة لهم.
İşte biz, ayetleri böyle açıklıyoruz, artık herhalde döner ( yola gelir ) ler.
« وكذلك نفصِّل الآيات » نبيّنها مثل ما بينا الميثاق ليتدبروها « ولعلهم يرجعون » عن كفرهم.
Kitap gelir ve kitap geçer. Ne zaman ki yetişir, o artık benim kitabım değildir.
يأتي الكتاب ويذهب. عندما ينتهي، لن يكون ملكي حينها.
Haksızlıklarından ötürü, söylenilen söz başlarına gelir. Artık konuşamaz olurlar.
« ووقع القول » حق العذاب « عليهم بما ظلموا » أي أشركوا « فهم لا ينطقون » إذ لا حجة لهم.
Her ne kadar hafif de olsa, bir şeyi bir süre tutarsanız, ağırmış gibi gelir artık..
حتى الأمساك بشيء خفيف للحظات يجعله ثقيل
Artık gelir akışlarını......ele alıp, onu prototipleri ile......karşılaştırabilirlerdi.
والآن أصبح بإمكانهم أخذ تدفق الأيرادات ومطابقته مع النموذج البدئي للعميل. بالنسبة لملاك القمصان الرياضية
Artık iş başına gelir de yeryüzünde bozgunculuk eder; yakınlarınızı kestirip doğratır mısınız?
فلعلكم إن أعرضتم عن كتاب الله وسنة نبيه محمد صلى الله عليه وسلم أن تعصوا الله في الأرض، فتكفروا به وتسفكوا الدماء وتُقَطِّعوا أرحامكم.
Bir kez artmış antibiyotik direnci ortaya çıktığında artık antibiyotikler zararlı suşlara etkisiz hale gelir.
و عندما تزيد تلك المقاومة, ستكون المضادات الحيوية غير قادرة على إبعاد السلالات الضارة.
Küçük bir azınlığın, cinsiyet, gelir, ırk ve sınıf farklılıklarını kullanarak çoğunluk üzerinde egemenlik kurmasından yoruldum artık.
أنا سئمت من السلطة التي يملكها فئة قليلة من الناس على الأكثرية من خلال الجنس والدخل والعرق وحتى الطبقة