Türkçe → Arapça
adaletsizlik Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Çünkü adaletsizlik hakkında bir şey duyduğumuzda......umursadık.
لأننا عندما نسمع عن عدم العدل نبدأ بالاهتمام
Öyleyse ne diyelim? Tanrı adaletsizlik mi ediyor? Kesinlikle hayır!
فماذا نقول. ألعل عند الله ظلما. حاشا.
Adaletsizlik olmaması için arazilerin kanun çerçevesinde iadesi gerekiyor.
يجب أن ترد الأراضى بالقانون حتى لا يكون هناك ظلم
Erkek 1: Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!
رجل 1: طالما هناك ظلم، لابد وأن يضحي شخص ما!
O paranın bir kuruşuna bile dokunacak olursa, bu büyük bir adaletsizlik olur.
سيكون ظلما خبيثا اذا لمس مستر فول قرشا من هذه النقود
Hindistanda'da adaletsizlik aslında bölgelerin içinde, bölgeler arasında değil.
الآن في الهند، والتفاوتات الكبيرة هي داخل الولايات، و ليست بين الولايات.
Çünkü sanatı ile ilgili her şeye sahip olup da, bunu iletme kabiliyetine sahip olmaması adaletsizlik."
لأنه مدعاة للسخرية أن شخصاً مثله يملك كل هذا غير قادر على التواصل ونقل هذا الفن الى العالم ".
Orada, yoksulluk ve adaletsizlik gibi terörizmi besleyen tüm bu tür konuları bulmaya çalışmış olabilirsiniz.
للمنتج نفسه. قد تنظرون إلى الفقر، الظلم، وكل هذه الأمور التي تغذي الإرهاب.
Fakat bu sadece ekonomik adaletsizlik konusunda bir kızgınlık değil, insanların özgürlüğe olan derin hasretleriydi.
لكن لم يكن فقط غضبا على عدم العدالة الاقتصادية. كان أيضا توق الناس العميق للحرية.
Adaletsizlik ve kutuplaşmanın zamanla artmaya başladığı bir takım kısır döngü içinde tuzağa düşürülme tehlikesi altındayız.
ونحن في خطر الوقوع في حلقة مفرغة حيث التفاوت والاستقطاب سترتفعان مع مرور الوقت.
Daha çok bir ülkenin geneline yayılmış, devlet kökenli, adaletsizlik ve zalimlik sınırlarında ve tüm medeni toplumlarda ahlak ve yasal kuralları ihlâl eden büyük suçlardı.
فضلا عن إن التهمة تتعلق بممارسة الاشتراك، عن وعي... وعبر أرجاء البلاد، وبجهاز حكومي منظم للقسوة والظلم...
Onlar, dünyanın her yerinde nerede yoksulluk, eğitimsizlik ve adaletsizlik varsa, bu yerlerde bayiliklerini oluşturacak bir marka yaratmak için etkili bir şekilde çalışıyorlardı.
كانوا يصنعون صورة لهذه العلامة بشكل فعّال لخلق علامة تجارية يمكن تلزيمها حول العالم، حيث يوجد الفقر والجهل والظلم.