Türkçe → Arapça
aşarak Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Çölü aşarak mı?
عبر الصحراء؟
Çöl kumlarını aşarak
عبر رمال الصحراء
İngiltere'yi geçer, okyanusu aşarak Afrika'ya gider.
من انجلترا الى افريقيا وعبرو المحيط
Kimlik politikalarını aşarak tüm insanlığı birleştirirler.
فالقصص تترتبط بكل البشر, مهما تكن هويتهم السياسية.
buradan Atarot ve Naaraya iniyor, Erihayı aşarak Şeria Irmağına ulaşıyordu.
ونزل من ينوحة الى عطاروت ونعرات ووصل الى اريحا وخرج الى الاردن
Eski şırıngaların yeniden kullanımıysa bu sayıyı da aşarak, yılda 1.3 milyon kişiyi öldürüyor.
إعادة إستخدام الحقن الآن يزيد على ذلك ويقتل 1.3 مليون شخص سنوياً.
Ve kim haddini aşarak zulmedip bu işi işlerse onu ateşe sokarız ve bu, Allah ' a pek kolaydır.
ومن يرتكب ما نهى الله عنه من أخذ المال الحرام كالسرقة والغصب والغش معتديًا متجاوزًا حد الشرع، فسوف يدخله الله نارًا يقاسي حرَّها، وكان ذلك على الله يسيرًا.
Kim haddi aşarak ve zulmederek böyle yaparsa, Biz onu ateşe göndeririz. Bu Allah için pek kolaydır.
ومن يرتكب ما نهى الله عنه من أخذ المال الحرام كالسرقة والغصب والغش معتديًا متجاوزًا حد الشرع، فسوف يدخله الله نارًا يقاسي حرَّها، وكان ذلك على الله يسيرًا.
Geçidi aşarak Gevada konakladılar. Rama Kenti korkudan titredi, Saulun kenti Givada yaşayan halk kaçıştı.
عبروا المعبر باتوا في جبع. ارتعدت الرامة هربت جبعة شاول
De ki: " Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah ' ın rahmetinden ümid kesmeyin.
« قل يا عبادي الذين أسرفوا على أنفسهم لا تقنطوا » بكسر النون وفتحها، وقرئ بضمها تيأسوا « من رحمة الله إن الله يغفر الذنوب جميعا » لمن تاب من الشرك « إنه هو الغفور الرحيم ».
Büyük depremlerin olduğu, yeryüzünün deniz gibi dalgalandığı dönemde insanlar kayıklara binip denizleri aşarak kuzeye gitmişler.
عن زمن الزلازل العظمى حين كانت الأرض تهتز كالبحر والرجال أخذوا المراكب وعبروا البحار إلى الشمال
Burda gördüğünüz her fotoğraf ve binlerce diğerleri kaybedenlerine geri döndü -- bazen okyanusları aşarak, bazen dil engellerini yıkarak.
كل صورة ترونها هناك وآلاف أخرى تم إرجاعها للأشخاص الذين فقدوها --