Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

açık alan Arapça dilinde

منطقة مفتوحة

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Bunun açık alan olduğunu sanıyordum.

حسبتها مروج مفتوحة

Söylediğiniz gibi açık alan ve sanırım istediğini alır ve

كما قلت، إنها مروج مفتوحة وأفترض لو أن الرجل ذكي سيدخل ويأخذ ما يريده ويخرج على عجلة

Uzun mesafe bu hoşuma gitmedi. Açık alan. Sorun çıkabilir.

اتساع الطريق فى اخره لا يعجبنى متسع و مفتوح, يمكن ان يمثل مشكله

O, biz sahip olacaktır, böylece yukarı olmayacak bir açık alan.

وقالت إنها سوف لا يكون ما يصل، حتى يتسنى لنا يجب أن يكون واضح الميدان.

Ya da daha doğrusu kabinini; bir sürü alanı olan bir açık alan kabini.

او بالأصح حجرة صغيرة، حجرة صغيرة بلا حوائط بها مساحات كبيرة

Rockefeller merkezinin önündeki şu uzun ince ağaçlar benim için yeterince açık alan demek.

"أعطني تلك الثماني شجرات الطويلة قبالة مركز (روكفلر) في أي يوم" "هذا يكفيني للحصول على الهواء الطلق"

Bir kez daha solda, nerede, duvar tarafından iyi ve lila çalılar görülür şimdi açık alan, Nutting ve Le Grosse yaşadı.

مرة أخرى، على اليسار، حيث ينظر إلى شجيرات جيدا ويلكي من الجدار، في وعاش نوتنغ غروس لو فتح المجال الآن.

Ve burada gördüğünüz su, buzların arasındaki açık alan ve Bowhead balinaları her baharda bu alandan kuzeye göç ediyorlar.

و هذه المياه التي ترونها هناك هى عبارة عن المجرى النهري المفتوح، و عبر هذا المجرى النهري، تهاجر الحيتان مقوسة الرأس شمالا كل ربيع.

Bu resimden görebileceğiniz gibi, aralıklar tarım amaçlı topraklar, otlak arazisi veya açık alan vb bir çok amaçla kullanılabiliyor.

ويمكنكم أن تروا من هذه الصور، أن المساحة البينية يمكن إستخدامها لأغراض متعددة وضمنها الأراضي الزراعية،

Buna ilave olarak, artık Twitter'ı kullanarak duvarların arkasına saklanmak yerine çalışanlarını da sürece dahil eden ve açık alan yaratan

هذا اضافة لحقيقة ان هناك عمل خيالي من المدراء التنفيذيين من شركة فورد الى زابوس، بالتواصل عبر توتير

Daha sonra karşı tek açık alan ilk tezgah boyunca uzunlamasına yerleştirilmiş duvar, içeri yerleşmek için sırtıma arasında küçük bir aralık bırakarak

ثم أنا وضعت على مقاعد البدلاء first طوليا على طول مساحة الوحيد الواضح ضد الجدار، وترك فاصل زمني كبير بين، على ظهري ليستقر فيها.