Tarjmaأكتب بالعربي

Türkçe → Arapça

ışıltı Arapça dilinde

تألق

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

Gözlerindeki ışıltı,

البريق في عينيك

Gözlerindeki ışıltı öylesine aşina ki.

بريق عينيك يبدو مألوفاً

Gözlerindeki ışıltı da düşleri gibi kayboldu.

في ومضة عين تخلت عن كل مواهبها الحقيقية

Ama gözlerinde ışıltı göremiyorum, bu da olmalı.

ولكنى لا ارى الوميض فى عينيك, حاول ان تصنع واحدة

Salonun ışık sönük bir ışıltı, ancak çalışma kapı esnedi

كان هناك وميض خافت الضوء في القاعة، ولكن تثاءب المدخل الدراسة

Görünüşün, vücut ölçülerin, saçındaki parlaklık, gözündeki ışıltı.

حسناً.. ذلك بسبب شكلك و قيمتك و من ثم فانكِ تتمتعين بجمال كبير و تور يشع من عينيك

Bu akşamki gösteri içinde böyle şekilde hissettim, Matt... Aynı ışıltı ve cazibeyi.

و هذا ما شعرت به تجاه هذه "المسيرة الليلة يا " مات

Bir mercan ya da bir denizanasından bir ışıltı geni alırsınız ve onu bir zebra balığına yerleştirirsiniz ve bam, balık ışıldamaya başlar.

تاخذ جين الاضاءة من شعاب مرجانية أو قنديل بحر ومن ثم تضعه في السمك المخطط

Ve Walt Disney Konser Salonu'nda ilk dersimize başladığımızda, Nathaniel öyle ajite bir durumundaydı ki, gözlerinde manyak bir tür ışıltı vardı.

لقد كان ناثانيل في حالة من الإثارة عندما بدأنا درسنا الموسيقي الأول في قاعة حفلات ولت ديزني وقد كان يملك نظرة هوس براقة في عينيه

"Hadi inek devirmeye gidelim" diyen ışıltı, hiçbir zaman ineği devirmiş olmasak da, hiçkimse ineği devirmese de, hatta inekler ayakta uyumasa da.

الذي كان يحمسني حينها لكي نقوم ب بقششة الابقار رغم اننا لم نبقشش اي بقرة ورغم ان احداً لم يقم بذلك