Türkçe → Arapça
örtmek Arapça dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Bu inanılır gibi değil. Üzerini örtmek için bir şey verin bana.
ياله من موقف مر به شخص ما عليه أن يغطيه
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.
وايضاً تضميد الجراح وأشياء أخرى
Ama ilkbaharın büyüsü, büyük çiftlikteki... sefaleti örtmek için yeterli değildi.
لكن كل قدارت الربيع السحرية قد لاتكون كافية لاخفاء بؤس مزرعة مانور
Vurulduğumda üzerime bulaşan yağ lekelerini örtmek için ayakkabı boyasıyla boyadım.
صبغتة بملمع الأحذية لتغطية بعض بقع الزيت حدث ذلك عندما أمسكتوا بى أول مرة
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.
وتصنع لهم سراويل من كتان لستر العورة. من الحقوين الى الفخذين تكون.
Ülkenin geri kalanı ölürken burada bekleyip yüzümü örtmek anlamına geliyorsa İtalyan değilim.
لست كذلك، إن كان هذا يعني أن أبقى هنا، أدفن رأسي في الرمال بينما البلاد تحتضر.
Anneannem gibi kadınların Türkiye'de yaptıkları bir başka şey de aynaları kadifelerle örtmek veya ters çevirerek duvara asmaktır.
أمر آخر تفعله نساء كجدتي في تركيا هو تغطية المرايا بقماش من القطيفة, أو تعليقها على الجدران وهي مقلوبة.
Ama biraz daha doğrudan bir şey yapmak isterseniz canlı döngülemeyle yapamayacağınız bir şey isterseniz sesinizi örtmek için başka yollar da var.
ولكن إذا كنت تريد عمل شيئا سريعا بعض الشيء شيئا لا يمكنك تحقيقة بإستخدام حلقات حية هنالك طرق أخرى لرفع خامة صوتك لمستوى أعلى
Zengin olmak için benden ateşte arıtılmış altın, giyinip çıplaklığının ayıbını örtmek için beyaz giysiler, görmek için gözlerine sürmek üzere merhem satın almanı salık veriyorum.
اشير عليك ان تشتري مني ذهبا مصفى بالنار لكي تستغني. وثيابا بيضا لكي تلبس فلا يظهر خزي عريتك. وكحّل عينيك بكحل كي تبصر.