Türkçe → Arapça
önemsiz şey Arapça dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Önemsiz bir şey.
إنها لا شئ
Önemsiz bir şey, Bayan Hallie. Uzun bir süreden beri beni Kasaba Korucusu seçmiyorlar.
شي مصدم سيدة هالي لم تتوفر لديهم نجوم الانتخابات لعمري
Önemsiz olarak gördüğümüz bir şey bunları aynı perspektifin içine koymaya yardım ediyor.
معلومة صغيرة تساعد على وضع هذا في المنظور.
Onlara öğreteceklerinin eski bilgi olması önemsiz, çünkü yaptığınız şey kıvılcımı çakmak olacak.
ولا يهم إذا كانوا سيدرسُون لهم شيئاً قديماً, لأن ما تفعلونه هو أنكم تضيئون الشرارة.
Bilmediğiniz şeyleri ağzınıza alıyordunuz. Onu önemsiz bir şey sanıyordunuz, oysa Allah katında önemi büyüktü.
إذ تلقونه بألسنتكم » أي يرونه بعضكم عن بعض وحذف من الفعل إحدى التاءين وإذ منصوب بمسكم أو بأفضتم « وتقولون بأفواهكم ما ليس لكم به علم وتحسبونه هينا » لا إثم فيه « وهو عند الله عظيم » في الإثم.
Bu drivelling bir aşk için bir delik onun önemsiz şey gizlemek için aşağı yukarı lolling ve çalışan büyük doğal.
عظيم الطبيعية، التي تدير متدل صعودا وهبوطا لإخفاء شخص تافه له في حفرة.
Şimdi biliyoruz ki, gerçekte bölünebilir ve önemsiz bir şey olmasa da, maddenin bildiğimiz en küçük biçimi değil.
إننا الآن نعلم أنها غير قابلة للتقطيع وبالرغم من أنها ليس شيء بسيط، إلا أنها ليست أصغر قضية نناقشها.
Saulun görevlileri bu sözleri Davuta ilettiler. Davut, ‹‹Yoksul ve önemsiz biriyken kralın damadı olmak sizce küçük bir şey mi?›› diye karşılık verdi.
فتكلم عبيد شاول في اذني داود بهذا الكلام. فقال داود هل مستخف في اعينكم مصاهرة الملك وانا رجل مسكين وحقير.
Bu önemsiz gibi görünebilir ama dedikodularla birlikte ürküten şey öncekinden daha büyük bir gelgit dalgasının saat 13'te ya da belki bu gece belki de....
هذا قد يبدو بسيطاً و لكنه مخيف عندما تسمع أشاعة بعد أشاعة بعد أشاعة، بأن هناك موجة مد أخرى أكبر من التي سبقتها ستصل الساعة 1 ظهراً أو ربما الليلة أو ربما...
Ben aşağı sürtünme en ostlers bir el ödünç atları ve karşılığında alınan önemsiz şey, yarı yarıya bir bardak, iki kadar ve sevişmek tütün doldurur bilgi I Miss hakkında istediğim her
قدمت لي يد في ostlers فرك أسفل خيولهم، وتلقى في تبادل twopence، كوب من نصف ونصف، وهما