Türkçe → Arapça
çaresizlik Arapça dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
Yoksulluk, çaresizlik, mücadele.
فقر، إحباط، نزاع.
Çünkü çaresizlik, iç savaş, açlık ve kıtlık,
ﻷن البؤس، والحرب الأهلية، والجوع والمجاعات،
Bazen çaresizlik beklenmedik bir mukavemet de taşır.
في بعض الأحيان إليأس يحمل قوة غير متوقعة.
Çoğu insan öylece çaresizlik içinde yaşamını sürdürür.
معظم الناس يخوضون الإحباط خلال حياتهم
"Erkeklerin çoğu hayatlarını çaresizlik içinde geçirir.
إن كتلة الرجال يعيشون حياة من اليأس الهادئ
Bir aile mensubunun umutsuzluk ve çaresizlik sözleriydi.
نداء حرقة وحسرة فرد من أفراد العائلة.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.
القارة بأكلمها تحولت إلى مكان للبؤس، وتحتاج للإغاثة.
Ama aslında yüreği yalnızlık ve çaresizlik içinde yanıp tutuşuyor...
وطول الوقت، توجع قلبها، ممزق بالوحدة والحيرة.
Ve ordunun yiğit erleri, çaresizlik içinde bu acıyı göğüslemeye gitti.
"وسار ما تبقى من فرسان الجيش البائسين لمواجهة العدو"
Çaresizlik yüzünden de diyebiliriz, başka türlü düşünebileceğime karar verdim.
ولكي أخرج من هذا الاحباط.. قررت أن أفكر بصورة أفقية..
Ve burada, Birleşik Devlerlerde, bize ekonomik çaresizlik ve yoksulluk kalsaydı.
وهنا فى الولايات المتحدة نرى إقتصاد بائس ومُعدم.
Kuşan çadırlarını çaresizlik içinde gördüm, Midyan konutları korkudan titriyordu.
رأيت خيام كوشان تحت بلية. رجفت شقق ارض مديان.