Arapça → Türkçe
ينبع من Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
إخلاص ينبع من نوع من الكسل
Sadakat bir nevi tembellikten doğar.
حسنا، بعض من ذلك ينبع من عملنا.
Filmin bir bölümü bizim çalışmamızdan ortaya çıktı.
و(ستراود) ينبع من أصل طيب سيتحسن سلوكه
Stroud'un iyi bir mayası var. Hizaya gelecek.
ألعل ينبوعا ينبع من نفس عين واحدة العذب والمر.
Bir pınar aynı gözden tatlı ve acı su akıtır mı?
واضاف "انه، وأعتقد!" وقال فينس. جورج وجيم على حد سواء ينبع من عربة
"Orada, ben inanıyorum!" Phineas söyledi. George ve Jim iki vagonun dışarı fırladı önce onlar ne yaptıklarını biliyordu.
أعني، فعلى قدر الخير الذي ينبع من هذه البيئة، تبنع كذلك شرور كثيرة.
Yani, bu ortamdan iyi şeyler çıktığı gibi birçok kötü şey de çıkıyor.
لقد وجدت أن التقدم في العلوم نادرا ما ينبع من القدرة على الوقوف أمام السبورة وإستحضار صور عن طريق كشف مقترحات رياضية
Fark ettim ki, kara tahta önünde durup matematik önermeleri ve denklemleri çözerek bir şeyler ortaya çıkarma yeteneğiniz bilimde ilerlemeyi nadiren ayağınıza getirir.