Arapça → Türkçe
يمكن أن تعمل Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
أتعلم، كيف يمكن أن تعمل؟
Bilirsin yani, nasıl çalışabilir?
أذن أنت يمكن أن تعمل مشاكل أكثر
Daha çok sorun çıkartmak için mi?
اخرجي الآن قبلما اوريكي أعصابي يمكن أن تعمل اية
Şimdi derhal dışarı çık, yoksa sinirlenince ne yaparım görürsün!
يمكن أن تعمل بطاقم أصغر، وتُفرّغ أسرع من ذي قبل.
Daha az sayıda bir mürettebatla, öncekinden daha hızlı boşaltılabiliyor.
وهناك لا شيء الذي أنت يمكن أن تعمل، ولا أنا، ولا أي شخص.
Yapabileceğin bir şey yok, benim de. Kimse bir şey yapamaz.
لذلك، على نحو فعال أنشأنا دمية براد بيت الرقمية التي يمكن أن تعمل على وجهه.
Etkili bir şekilde dijital bir kukla yarattık, böylece Brad Pitt kendi yüzü üzerinde çalışabilecekti.
لأن كاسباروف نظم بطولة حرة فيها فرق من البشر وأجهزة الكمبيوتر يمكن أن تعمل معا،
Çünkü Kasparov insan ve bilgisayar takımlarının birlikte çalışabildiği bir serbest stil turnuva organize etti; ve kazanan takım, hiç satranç ustasına ve süper bilgisayara sahip değildi.
استمتعت به. قالت إنها يمكن أن تعمل بشكل أسرع، وأطول، وأنها ويمكن تخطي ما يصل الى مئة.
O hızlı ve uzun vadede, o da olabilir yüz atlamak.
لا شئ من خططنا الأساسية يمكن أن تعمل لماذا لا نرسل 150 رأس نووى لتقسيم هذه الصخرة لأجزاء
Neden 150 tane nükleer füzeyle işini bitirmiyoruz?
كريج فينتر ظهر لنا العام الماضى وأوضح لكم أول خلية كاملة البرمجة التى يمكن أن تعمل كأجزاء كمبيوتر
Craig Verner geçen sene buraya geldi hardware gibi davranabilen ilk programlanabilir hücreyi size tanıttı.
الديمقراطية لا يمكن أن تعمل دون مواطنين يتفاوضون، يتناقشون و يضعون على عاتقهم مسئوليات من أجل الشؤون العامة
Demokrasi; düşünen, tartışan ve kamu meseleleri için kamu sorumlulukları alan vatandaşlar olmaksızın işleyemezdi.
ونظراَ أنه لدينا آلة تصوير يمكن أن تعمل بسرعة كبيرة آلة تصوير الفيمتو هذه لديها بعض القدرات الفريدة من نوعها.
Ve bu kadar hızlı bir kamera -femto kamera- eşsiz özelliklere sahip.