Arapça → Türkçe
يرمى Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
هاث wash'd الخدين خاصتك شاحبة لروزالين! كم المياه المالحة يرمى في النفايات،
Rosaline Senin solgun yanakları wash'd dediler Tuzlu su, atık atılır ne kadar
الان هذا هو تاريخي الانساني ولن يتم بيعه وشراؤه وبالتأكيد لن يرمى بعيدا لاي غريب عابر
Şimdi, bu benim insani tarihim ve bu alınıp satılacak bir şey olmayacak ve kesinlikle herhangi bir yabancıya verilmeyecek.
سوف تقود حتى نهاية ساحل لو فيميلس وتسلم العنوان الى سائق العربة مع رجاءة الا يرمى الورقة.
Araba ile La Famules'in en sonuna gideceksin, bu arada arabacıya adres kağıdını ver ama onu yolda atmamasını belirt.
لانه لا احد يريد ان يرمى.. احد المعتدين الغير " عدائين " وخاصة ان كان ممن خدم الوطن في زي الجيش في السجن
Kimse şiddet göstermeyen suçluların -- ve özellikle kapı dışarı edilecek gaziler olan şiddet göstermeyen suçluların -- hapse atılmasını istemez.
لا تمسه يد بل يرجم رجما او يرمى رميا. بهيمة كان ام انسانا لا يعيش. اما عند صوت البوق فهم يصعدون الى الجبل
Ya taşlanacak, ya da okla vurulacak; ona insan eli değmeyecek. İster hayvan olsun ister insan, yaşamasına izin verilmeyecek.› Ancak boru uzun uzun çalınınca dağa çıkabilirler.››
« مُسوَّمة » معلمة عليها اسم من يرمى بها « عند ربك » ظرف لها « وما هي » الحجارة أو بلادهم « من الظالمين » أي أهل مكة « ببعيد ».
Rabbinin katında işaretlenmiş ( taşlar ). O, zalimlerden uzak değildir.