Arapça → Türkçe
يجدون صعوبة Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
المشاركون يجدون صعوبة في تحديد الجمل الخاطئة " حرفيا " بسرعة
Katılanlardan en hızlı şekilde anlamsal olarak yanlış cümleleri belirlemeleri isteniyor.
عندما يتركون المؤسسة، يجدون صعوبة بالغة في التعامل و الاندماج في المجتمع.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.
لأن الاصحاء لا يحتاجون عادة الى جراحة و المرضى يجدون صعوبة في الشفاء من جرح كهذا
Çünkü sağlıklı insanların genellikle ameliyata ihtiyacı olmaz. ve hasta insanlar bunun gibi bir kesiğin iyileşmesi için çok zor zamanlar geçirir.
بوش و بلير يجدون صعوبة أن يتفهموا الثقافة الإسلامية كامل قضية الصيد, والعائلة الملكية ترفض أن توقف الصيد
Müslüman kültürü ile geçinmede zorluk çeken Bush ve Blair, tüm bu avlanma konusu, ve kraliyet ailesinin avlanma yasağına karşı gelmesi.
سبب ذلك هو أن أغلب الناس يجدون صعوبة في ادراك الجدية التي هي صفة نادرة ولكنهم أكثر ارتياحا في اعتماد الرصانة
Çünkü, çoğu insan için nadir bulunan ciddiyeti kabul etmek zorken, yaygın olan resmiyeti kabullenmek kolaydır.
واعلم ان الكثير سوف يجدون صعوبة في ان يقوموا بتنحية فكرة اني ابن كالرلوس ساليناس دي غورتاري عن فكرة كوني اني مواطن
Biliyorum ki çoğu insan benim Carlos Salinas de Gortari'nin oğlu olduğum gerçeğiyle ülkesi için endişelenen bir vatandaş olduğum gerçeğini birbirinden ayırmakta zorlanacak.
والسبب في أنه يعمل هو أن البشر، أو على الأقل هؤلاء الذين لا يعانون من إعاقة بصرية، لا يجدون صعوبة في قراءة تلك الأحرف المشوهة المتعرجة،
İşe yarıyor çünkü insanlar, en azından görme engelli olmayan insanlar, şekli bozulmuş dalgalı karakterleri okumakta sorun yaşamıyorlar, fakat bilgisayarlar bunu henüz yapamıyorlar.