Arapça → Türkçe
ومنهم من Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
ومنهم من مات في غضون ساعات من بداية ظهور الأعراض
Bazıları belirtilerin ortaya çıkmasından saatler sonra öldüler.
ومنهم من اخترعوا كذا و كذا والذي سوف يحيل عالمنا للأبد نحو الافضل
Dünyamızı daha iyi bir yer yapacak onu, bunu, şunu icat ediyorlar.
« إن الذين سبقت لهم منا » المنزلة « الحسنى » ومنهم من ذكر « أولئك عنها مبعدون ».
Ama bizden kendilerine ( ezelde ) güzellik geçmiş ( mutluluk takdir edilmiş ) olanlar, işte onlar, ondan ( cehennemden ) uzaklaştırılmışlardır.
ومنهم من بني شمعون ذهب الى جبل سعير خمس مئة رجل وقدامهم فلطيا ونعريا ورافايا وعزّيئيل بنو يشعي.
Yişinin oğulları Pelatya, Nearya, Refaya, Uzziel önderliğinde Şimon oymağından beş yüz kişi Seir dağlık bölgesine gidip
« فيها كتب » أحكام مكتوبة « قيمة » مستقيمة، أي يتلو مضمون ذلك وهو القرآن، فمنهم من آمن به ومنهم من كفر.
O sayfalar içindedir dosdoğru-eskimez kitaplar.
« ومنهم من يلمزك » يعيبك « في » قَسْم « الصدقات فإن أُعطوا منها رضوا وإن لم يُعْطوْا منها إذا هم يسخطون ».
Onlardan kimi de sadakalar ( ın bölüştürülmesi hususun ) da sana dil uzatır. Eğer o sadakalardan kendilerine pay verilse hoşlanırlar, onlardan kendilerine pay verilmezse hemen kızarlar.
« ومنهم » أي أهل مكة « من يؤمن به » لعلم الله ذلك منهم « ومنهم من لا يؤمن به » أبدا « وربك أعلم بالمفسدين » تهديد لهم.
Onlardan kimi, ona inanır, kimi de inanmaz. Rabbin bozguncuları çok iyi bilir.
وهم الذين جعلوا القرآن أقسامًا وأجزاء، فمنهم من يقول: سحر، ومنهم من يقول كَهَانة، ومنهم من يقول غير ذلك، يصرِّفونه بحسب أهوائهم ؛ ليصدوا الناس عن الهدى.
Tıpkı o bölüşenlerin, O Kur ' ân ’ ı parça parça edenlerin başlarına indirdiğimiz felaket gibi.