Arapça → Türkçe
هدب Türkçe dilinde
Sözlükteki çeviriler
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
الاهداب هي جمع هدب، لذلك، فهذه اهداب
Pili pilus veya pee-lus için çoğul, bu pili.
جاءت من ورائه ولمست هدب ثوبه. ففي الحال وقف نزف دمها.
İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu ve o anda kanaması kesildi.
لتظلم نجوم عشائه. لينتظر النور ولا يكن ولا ير هدب الصبح.
Akşamının yıldızları kararsın, Boş yere aydınlığı beklesin, Tan atışını görmesin.
كانت ذراعاى تتوقان لضمه لكننى لم أجرؤ حتى على لمس هدب من ثوبه
Kollarım onu tutmak için acı çekti ama giysisinin ucunu bile tutmaya cesaret edemedim.
وطلبوا اليه ان يلمسوا هدب ثوبه فقط. فجميع الذين لمسوه نالوا الشفاء
Giysisinin eteğine bir dokunsak diye yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi iyileşti.
واذا امرأة نازفة دم منذ اثنتي عشرة سنة قد جاءت من ورائه ومسّت هدب ثوبه.
Tam o sırada, on iki yıldır kanaması olan bir kadın İsanın arkasından yetişip giysisinin eteğine dokundu.
لذلك عندما تقوم بنقل اشياء من خلال هدب او الجمع اهداب هذا يسمي اقتران اقتران بكتيري.
Ve böylece bu pilus ile şeyler, ya da çoğul transfer pili, bu konjugasyon denir, bakteriyel konjugasyon.
كلم بني اسرائيل وقل لهم ان يصنعوا لهم اهدابا في اذيال ثيابهم في اجيالهم ويجعلوا على هدب الذيل عصابة من اسمانجوني.
‹‹İsrail halkına de ki, ‹Kuşaklar boyunca giysinizin dört yanına püskül dikeceksiniz. Her püskülün üzerine lacivert bir kordon koyacaksınız.
كان هناك هدب وتلعثم و فوضى بينهم, ثم أحد العمال البيض تقدم للامام وقال, "حسنا,نعم.لقد ألقينا نظرة على المكان --ولايوجد غير مكان واحد للنوم,
Bayağı bir homurtu, kemküm ve huzursuzluktan sonra, beyaz işçilerden biri öne çıkmış ve demiş ki " Evet yani.