Arapça → Türkçe
نعطيه Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
إننا حتى لم نعطيه إسما
Ona bir isim bile vermedik.
تعال. دعنا نعطيه الأعمال
Hadi, ona muamele çekelim.
ويجب علينا أن نعطيه لهم.
Ve biz bunu onlara vermeliyiz.
نعطيه أى شئ ونطلب منه الرحيل
Ona bir şeyler verip gitmesini istemek.
كلا, غداً دعينا نعطيه فرصة للهرب
Hayır bunu yarına bırakalım ona paçayı kurtarması için bir şans verelim. Hoşça kal Ciro!
إنهم يحتاجونه, ونحن لا نعطيه لهم.
Buna ihtiyaçları var, ve biz onlara bunu vermiyoruz.
رافقه للمطبخ و نعطيه بعضا من الليمونادا
Mutfağa gidip limonata getireyim.
هذا العنصر لم نعطيه قدره حتى العام 1999.
Bu durumu ancak farkına 1999'a gelince varabildik.
يجب أن يكون قاهرا جدا قبل أن نعطيه اهتماما.
Dikkatimizi çekmek için daha da ciddileşmesi gerekir.
! و علينا أن نعطيه هذا قبل أن يصل إليه الجيش
Ve ordu onu bulmadan bunu ona götürmemiz gerekiyor.
إذا كانوا نعطيه أي أشعة الشمس أنها قد استوعبت.
Eğer dışarı ışık verirlerse bu absorbe ettikleri anlamına gelicekti.
أقول، "دعونا نعلمه الجلوس." ثم نعطيه سبباً للجلوس.
Diyorum ki, "Hadi ona oturmayı öğretelim." ve ona oturması için bir neden veriyoruz.