Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

كما هو الحال مع Türkçe dilinde

olduğu gibi

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

كما هو الحال مع الربيع العربي،

Arap Baharı'nda olduğu gibi,

كما هو الحال مع أي فكرة جديدة، لم يكن ذلك سهل.

Diğer yeni fikirler gibi bu da kolay değildi.

كما هو الحال مع الاوروبي وبين الافريقي اذ لا بد من وجود اختلاف فيما بينهما

Ancak, bir Avrupalı ve bir Afrikalı bireye bakınca, bu durum farklı.

وبالتالي، كما هو الحال مع بقية البيولوجيا، يمكننا الحصول على إخيار عن طريق الفرز،

Dolayısıyla biyoloji ile tarama sonucunda seçim yapabilirsiniz.

كونت مجموعه، مره آخرى كما هو الحال مع التقلون، قد تقول ماذا لوكان لدي آنثى الحمار

Ve tiglondaki gibi, dişi eşek ve erkek at ürerse hinny meydana gelir.

كما هو الحال مع جميع العصاة من الرجال، وكانت خطيئة هذا الابن من Amittai في المتعمد له

Erkekler arasındaki tüm günahkarlar gibi, oğlu Amittai bu günahı onun kasıtlı

حسنا، كما هو الحال مع أي شيء في علم الأحياء، لا شيء حقا يجعل المعنى، إلا في ضوء التطور.

Biyoloji kapsamındaki herşey, evrimin ışığı olmadan anlamsızdır.

، وفي هذا الغضب، مع بعض العظام القريب العظيم، كما هو الحال مع النادي، والخروج سريعا رأسي يائسة؟ --

Ve bu öfke, bazı büyük kinsman kemik, benim umutsuz beynini bir kulüp, çizgi gibi?

فعند إذن تكون كمية الهدر أقل، والنفايات التي لديك ليست نفايات ضارة بالبيئية كما هو الحال مع روث البقر.

Yani daha az atık madde üretiyorsunuz ve bu atık madde inek gübresi kadar çevreye zararlı değil.

إذا ذهبت الى النووية، فستحصل على إنخفاض كبير لكنه ليس كبيراً كما هو الحال مع الرياح أو الطاقة الشمسية المكثفة.

Eğer nükleeri tercih ederseniz, büyük bir azalma elde edersiniz, ama rüzgar ve(ya) konsantre güneş enerjisiyle olacağı kadar değil.

حسنا، كما هو الحال مع العديد من ميادين الحياة الأخرى، أعتقد المنهج العلمي لديه القدرة على الإجابة على هذا السؤال.

Bilimsel metodun, hayattaki birçok konu gibi, bu soruyu da yanıtlama potansiyelinin olduğuna inanıyorum.

وعندما بدأنا في إضافة إعلانات، كان من المهم للغاية أن تكون هذه الإعلانات ذات صلة بالبحث كما هو الحال مع نتائج البحث نفسها.

Sonra reklamlar eklemeye başladığımızda, bu reklamların arama ile alakalı olması da bizim için aramanın sonuçları kadar önemli hale geldi.