Arapça → Türkçe
في سن المراهقة Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
في سن المراهقة في الشعور بنفس الطريقة
Aynı şekilde duygu genç olarak
مثليات في سن المراهقة تعاني أيضا كثيرا بسبب ذلك.
Lezbiyen ergenler de aynı nedenlerden dolayı çok sorun yaşıyorlar.
أنت تعرف، و عندما كنت في سن المراهقة، كنت مبدعا.
Bakin, delikanliyken birseyler yaratirdim.
شقيقي، هنري، توفي بصورة مأساوية عندما كنا في سن المراهقة.
Erkek kardeşim Henry trajik bir şekilde öldü, biz daha yeni gençliğe adım atmışken.
على طول أنه منذ تركت شيكاغو كيف اه... في سن المراهقة سنوات
O boyunca size chicago gittiğinden beri nasıl ah... teen yıl size yapacak
فقد كتبت مجلة, سببت لي بعض المشاكل عندما كنت في سن المراهقة.
Bir magazin yazdığım için daha ergenliğimde soruşturuldum.
،في ليبيريا على سبيل المثال معدل الحمل في سن المراهقة ثلاثة لكل 10 فتيات
Örneğin Liberya'da her on kızdan üçü çocuk yaşta gebe kalıyor.
في مجمع تصنيع في جنوب الصين: 13 العمال الشباب في سن المراهقة المتأخرة وأوائل العشرين
OEM üretimi fabrikasında bulaşacı hastalığa yakalanmış gibi teker teker 20 yaşlarındaki 13 genç işçinin intihar ettiği korkunç bir olay gerçekleşti.
وفى الكرسى المجاور لى طالبة فى المدرسة الثانوية، في سن المراهقة جاءت من أسرة فقيرة حقا
Yanımdaki koltukta genç bir lise öğrencisi oturuyordu ve gerçekten fakir bir aileden gelmişti.
وحتى الآن، في سن المراهقة إلى بلدي سواء كان يتحدث، ولكن لدي أربعة، -- وهي ليست أربعة عشر. كم هو الآن
Ve yine de, benim genç için o dilin konuşulduğu, ama - O dört, on dört değildir. Şimdi ne kadar uzun
بيرو والاكوادور، يعتقل في سن المراهقة مثليات في العيادات حيث يتم اغتصابهن لأن آباءهم لا يعرفون ماذا يفعلون.
Peru'da ve Ekvator'da genç lezbiyenler, aileleri onlarla ne yapacaklarını bilemediklerinden, tedavi umuduyla tecavüze uğradıkları kliniklere gönderiliyor.
(ضحك) - متخرجين من مدرسة ثانوية أو كلية أو لدينا درجات في الدراسات العليا سافرنا إلى أماكن ممتعة، ولم يكن لدينا أطفال في سن المراهقة ومستقرين مادياً، ولم يسبق لنا السجن. حسناً
(Gülüşmeler.) Hepimiz lise, üniversite, lisansüstü eğitimi aldık, ilginç yerlere seyahat ettik, erken yaşlarda çocuk sahibi olmadık, finansal olarak ayakta durabiliyoruz, asla hapse girmedik.