Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

في الجمع Türkçe dilinde

özetle

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

في الجمع أنت تضيف

Çıkarma işlemi yada eksi, toplamanın tersidir.

فحدث انشقاق في الجمع لسببه.

Böylece İsadan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.

وهذا هو قانون الترابط في الجمع

Bu toplamada birleşme özelliğidir..

يكمن الأمر في الجمع بين أكثر من واقع

Bu aslında farklı gerçeklikleri birleştirmekle ilgili.

استخدم قانون الترابط في الجمع لتكتب العبارة

Toplamada birleşme özelliğini kullanarak (77+2)+3 işlemini farklı bir şekilde yazınız..

لما سمعت بيسوع جاءت في الجمع من وراء ومسّت ثوبه.

Kadın, İsa hakkında anlatılanları duymuştu. Bu nedenle, kalabalıkta Onun arkasından gelip giysisine dokundu.

الآن، يقول قانون الترابط في الجمع انه لا يهم اذا جمعنا 77+2 اولاً او قمنا بجمع 2+

Toplamada birleşme özelliği bize, önce 77 ve 2'yi ya da 2 ve 3'ü toplamamızın bir farkı olmadığını söylüyor..

بإعتقادي انها كانت رغبتي منذ فترة طويلة في الجمع بين اهتماماتي في الفن و العلم و الفلسفة

Bence bu kafamdaki o ampülün yanmasını bekleyen ve sanat, bilim ve felsefe alanındaki ilgimi birleştirmek için uzun süredir arzuladığım şeye hazır olmamdı.

وكان في الجمع مناجاة كثيرة من نحوه. بعضهم يقولون انه صالح. وآخرون يقولون لا بل يضل الشعب.

Kalabalık arasında Onunla ilgili bir sürü laf fısıldanıyordu. Bazıları, ‹‹İyi adamdır››, bazıları da, ‹‹Hayır, tam tersine, halkı saptırıyor›› diyorlardı.

يبدو لنا ان قانون الترابط في الجمع معقد جداً، وهو يعني انك تستطيع ربط هذه الاعداد الثلاثة بطرق مختلفة او انه يمكنك

Kulağa süslü ve karışık gelen toplamada birleşme özelliği aslında bu üç sayıyı farklı şekillerde birleştirebileceğiniz anlamına geliyor....

‎وكان البعض يصرخون بشيء والبعض بشيء آخر في الجمع. ولما لم يقدر ان يعلم اليقين لسبب الشغب امر ان يذهب به الى المعسكر‎.

Kalabalıktakilerin her biri ayrı bir şey bağırıyordu. Kargaşalıktan ötürü kesin bilgi edinemeyen komutan, Pavlusun kaleye götürülmesini buyurdu.

« وإنهم » أي الشياطين « ليصدونهم » أي العاشين « عن السبيل » أي طرق الهدى « ويحسبون أنهم مهتدون » في الجمع رعاية معنى من.

Nitekim onları yoldan çıkarırlar. Buna rağmen onlar doğru yolda olduklarını sanırlar