Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

فوق الأرض Türkçe dilinde

yukarıdaki zemin

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

في السماء، فوق الأرض،

Gökyüzünde ve karada,

ضعى المصباح فوق الأرض.

Işığı yere koy.

أخذ توم شيئا ما من فوق الأرض.

Tom, zeminden bir şey aldı.

أربعة فوق الأرض, سبعة تحت الأرض

Dörtten fazla, yediden az.

كان هناك زوجان من الأحذية فوق الأرض.

Yerde iki çift ayakkabı vardı.

أنتم مثل الرياح تهب فوق الأرض ثم تمر

Siz toprağın üzerinden esip geçen rüzgar gibisiniz.

طفل فوق الأرض يمكنه بسهولة تجاوز "مايكل فلبس" في الماء لكن لماذا؟

Karadaki bir çocuk kolaylıkla sudaki Michael Phelps'i geçebilir, ama niye böyle?

العالم مليئ بأناس رائعون عاديون يعيشون في منازل رائعة عادية فوق الأرض

Dünya iyi, sıradan evlerde yaşayan iyi, sıradan ve küçük insanlarla dolu.

يرفع لي فوق الأرض مع أفكار مرحة. حلمت جاءت سيدة بلدي وجدت لي ميتة، --

Neşeli düşünceler ile yerden bana Asansörler. Rüyamda benim hanım geldi ve beni ölü bulundu

والسماء رفعها فوق الأرض، ووضع في الأرض العدل الذي أمر به وشرعه لعباده.

Göğü bu âhenkle O yükseltti ve bu mîzânı koydu ki siz de ders alıp ölçü dışına taşmayasınız. [ 57,25; 26,182 ]

يمكننا الوقوف فوق الأرض و تأمل السماء المظلم و رؤية النجوم بأعيننا العارية.

Dünya yüzeyinde durabilir ve gece gökyüzüne bakıp çıplak gözle yıldızları görebiliriz.

التصميم استدعى إلى مدار ملازم للأرض، 26,000 ميل فوق الأرض، وعدسة قطرها 100 متر

Jeosenkron (yer yüzüyle eş zamanlı) bir yörüngede, 25,000 mil yükseklikte, 100-meter çapındaki bir lens.