Arapça → Türkçe
فصل الربيع Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
فصل الربيع.
İlkbahar.
هناك فصل الربيع، والصيف، الخريف و
İlkbahar, yaz, sonbahar ve...
نعم. يقع الجميع تقريباً في العشق في فصل الربيع.
Hemen herkes baharda cıvıltılıkafa olur.
ضعيها عندما ستدهبين لرؤيت الزهور في الخارج في فصل الربيع
Baharda çiçekleri seyretmeye gidince bunu takarsın.
الا انه تحدث معها من تلقاء نفسه. "كومين في فصل الربيع، و" قال.
O kendi isteğiyle onu konuştu. "Springtime Kullanıcı geliyor," dedi.
زبدة الأذواق عندي نوع من البرية يجب أن يكون العشب اخضر في فصل الربيع
Sütte ciddi bir azalma var. Baharın ilk günlerinde hep böyle olur zaten.
كانت بلا شك مفيدة جداً للناشطين في تونس ومصر في فصل الربيع المنصرم وما تلاه.
Tunus ve Mısır'daki aktivistlere geçtiğimiz bahar ve ötesinde kesinlikle çok yardımcı oldu.
وقد خرجت والتقطت هذه الصورة للاعشاب التي تنمو في فصل الربيع على جانبي الطريق.
Ve disariya gittim, ve baharda cimlerin cikisinin resmini yaptim yol kenari boyunca.
الى العالم الذي نعرفه جميعا الذي قد يكون وقد لايكون افضل عالم ممكن مرة اخرى جاء فصل الربيع
Yaşadığımız çiftlik... en iyisi olsun ya da olmasın yine de... ilkbahar gelmişti.
انه من الانصاف جميلة في فصل الربيع تكون 'والصيف عندما ال" القندول تكون 'مكنسة تكون' وهيذر في زهرة.
'Süpürge' heather Gorse bahar aylarında 'inci, yaz güzel adil çiçek.
هناك جلست جدا الحمائم سلحفاة خلال فصل الربيع، أو رفرفت من غصن لغصن من أشجار الصنوبر البيضاء الناعمة فوق رأسي، أو السنجاب الأحمر، التعقيب أقرب إلى أسفل غصن، كان مألوفا للغاية والفضوليين.
Üveyik da yay üzerinde oturdu, ya da dal, dal dalgalanıyordu başımın üzerinde yumuşak beyaz çam veya sincap, en yakın aşağı akan dal, özellikle tanıdık ve meraklı.