Arapça → Türkçe
فرض على Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
و لكن على فرض انه صحيح..." (ضحك)
"ama farz edelim ki doğru... " (Gülüşmeler)
فرض النص الباقي على الصفحة التالية
Metnin kalanını sonraki sayfaya kaydırmaya zorla
ثمّـة شيئاً مـا شرير فرض سيطرتـه على المدينة
Şeytani bir şey, kasabayı ele geçirmişti.
على فرض انه تم ايقافها مؤقتا واريد أن اخبرك الجواب
Şimdi o durgun değil ve cevabı söylüyorum.
فرض براءات الاختراع على الحياة تمثل انتهاكاً لهذه القوانين العليا
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır.
هناك فرض متوفرة, و على كل حال فان أيامي في قسم الخزينة باتت معدودة
Büyük ihtimalle maliyedeki günlerim zaten sayılı.
حق مونسانتو غير الشرعي على الإطلاق في فرض براءات الاختراع على البذور
Monsanto'ya karşı Bowman olayında,
انظر، على فرض أنك تدعي أنه من الممكن عمل قائمة تتضمن جميع الأرقام العشرية
Tüm ondalıklı sayıların listesini yaptığınızı iddia ettiğinizi varsayalım.
لنفترض أنك عمدة مدينتك. دعنا نرى، أيجب علينا فرض حظر على خروج الحيوانات الأليفة؟
Beldenizin, ilçenizin belediye başkanı sizsiniz mesela, tüm evcil hayvanların evden dışarı çıkarılamamasına karar verelim mi?
لأن جميع أشكال البنى القانونية والتكنولوجية يتم وضعها الآن من أجل فرض العبودية على البذور
Çünkü tohumu köleleştirmeyi amaçlayan çeşitli yasal teknolojik yapılar yürürlüğe girmiş bulunuyor.
والمنطق هنا.. على ذلك والذي لم يثور بعد على هذا الرد القانوني الذي فرض هذه القيود على الابداع
Diğer taraftan, buradaki sağduyu kanunun bu tür yaratıcılığa tepkisine karşı henüz başkaldırmış değil.
ذلك الأنف الكبير الذي كسره أحدهم في وقت ما، وندبات فوق الحواجب كل هذا يظهر انه فرض أو حاول فرض، إرادته على الآخرين
Birisinin önceden kırdığı o büyük burun, kaşlarının üstündeki yara izleri tamamıyla onu önceden güçlendirdiğini gösterir, bu onu diğerlerinden üstün yapar.