Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

فتيل Türkçe dilinde

sigorta

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

لقد قطع فتيل المنبه

Saatli bomba fitili.

نزعت المدن فتيل القنبلة السكانية

Şehirler popülasyon bombasını etkisiz hale getirdi.

كل ما ترينه خيال مثل فتيل مصباح مشتعل

Lanet bir fotoğraf slaydı gibi.

او على قمة فتيل الشمع سيتواجد اللون الازرق ولكن لا يمكنك رؤيته

Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine de

وإنهم بالتأكيد أكثر قدرة على نزع فتيل العنف بطريقة غير عدوانية.

Ve onların kesinlikle bu belayı agresif olmayacak şekilde def edebileceklerini.

600 من المكالمات المبلغة عن القنابل كل سنة، نازعا فتيل قنبلتين يوميا.

Ve teknik bir terim olan "öldürücü uygulamalar" bu uzayda yeni bir anlam kazanıyor.

كانت أول مهمة تواجه بلانك، أن يخمن كم من الضوء يمكن يعطينا فتيل المصباح.

Planck'ın ilk işi sıcak ampul telinin ne kadar ışık vereceği tahmin etmek oldu.

سافروا لإيطاليا ومعهم اللغة اليونانية والتعليم لأوروبا فاشتعل فتيل عصر النهضة.

Batı'ya doğru İtalya'ya varmış, Batı Avrupa'yı Yunan dili ve geleneği ile yeniden tanıştırmış ve Rönesans'ı ateşlemişlerdir.

الإسلاميون وليس الليبراليون الشباب الذين أشعلوا فتيل الثورة، فازوا بالأغلبية في البرلمان.

Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.

لديها فتيل اقصر بكثير. في المعدل الجاري اليوم, الفليبينيون سوف يفقدون كل الغابات قابلة للإستخدام

Bugünkü hızla, Filipinler'deki ulaşılabilir odunluk ağaçları beş yıl içinde kaybedeceğiz.

والكمين لابث عندها في الحجرة. فقالت له الفلسطينيون عليك يا شمشون. فقطع الاوتار كما يقطع فتيل المشاقة اذ شمّ النار ولم تعلم قوته.

Adamları bitişik odada pusuya yatmıştı. Delila, ‹‹Şimşon, Filistliler geldi!›› dedi. Şimşon sırımları ateş değdiğinde dağılıveren kendir lifleri gibi koparıp attı. Gücünün sırrını vermemişti.

عندما تحترق المادة المشتعلة بصورة كاملة ونظيفة كما يحدث في احتراق الغاز او في قاعدة فتيل الشمع فإن الحراراة تدفع الجزيئات لإشعاع الضوء وهو عادة أزرق وناتج عن التغيرات الذرية

Bir alev temiz tutuştuğunda (gaz alevi gibi, mum ışığının en atı ya da ocak alevi) ısı moleküllerin ışık saçmasına sebep olur (genelde mavi)

İlgili kelimeler ve ifadeler