Arapça → Türkçe
غضب شديد Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
لقد كان الفوهرر في حالة غضب شديد و لم يجرؤ أي شخص على طرح هذه المسألة
Führer yine öfke nöbetine tutulmuş hiç kimse konuyu açmaya cesaret edememiş.
الرجل البريء الذي يستجوب لمدة طويلة عن شيء لم يفعله لابد وأن يكون في حاله غضب أو إحباط شديد
İşlemediği bir suç yüzünden sorgulanan masum bir tutuklu......kendisine yapılan haksızlıktan dolayı, her geçen saatte......biraz daha öfkelenir; ya ağlar ya da sinirinden kudurur.
ولذلك, إذا نظرنا من منطلق خبرتنا الشخصية -- غضب, كراهية, غيرة, غرور, رغبة مجنونة, حب شديد للمال -- كل ذلك لا يتركنا فى حاله جيدة بعد أن نختبرها.
Öyleyse, kendi deneyimlerimizden yola çıkarsak- öfke, nefret, kıskançlık, kibir, saplantılı arzular, güçlü doyumsuzluklar- onları deneyimledikten sonra bizi çok da iyi bir halde bırakmazlar.
« والذين يحاجُّون في » دين « الله » نبيه « من بعد ما استجيب له » بالإيمان لظهور معجزته وهم اليهود « حجتهم داحضة » باطلة « عند ربهم وعليهم غضب ولهم عذاب شديد ».
ALLAH hakkında, O ' nun çağrısına yanıt verildikten sonra tartışanların delilleri Rab ' leri katında geçersizdir. Gazabı haketmişlerdir ve onlara çetin bir azap vardır
إن الذين اتخذوا العجل إلهًا سينالهم غضب شديد مِن ربهم وهوان في الحياة الدنيا ؛ بسبب كفرهم بربهم، وكما فعلنا بهؤلاء نفعل بالمفترين المبتدعين في دين الله، فكل صاحب بدعة ذليل.
Buzağıyı putlaştıranlar, Rab ' lerinden bir gazaba ve dünya hayatında bir alçaklığa uğrayacaktır. İftiracıları böyle cezalandırırız.