Arapça → Türkçe
على وجه الحصر Türkçe dilinde
sadece
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
4000 من تلك النمل تعيش على وجه الحصر في ظلة الغابات.
Bunların 4,000'i orman tepe örtüsünde yaşar.
التى يبدو أن دكتور " كيك" قد حقق معها نتائجاً ملحوظة من خلال تطبيق العلاج النفسي على وجه الحصر تقريباً
Burada yazana göre Virginia Dr. Kik'in neredeyse sadece psikoterapi uygulayarak oldukça başarılı sonuçlar aldığı vakalardan biri.
عندما تخرج للتلقيح أو جمع حبوب اللقاح من زهرة واحدة، تبقى على هذا المحصول على وجه الحصر، وذلك للمساعدة في التوليد.
Tozlaştırmaya çıktıklarında ya da bir çiçekten polen topladıkları zaman, o ürün üzerinde özellikle kalırlar, üremeye yardım etmektedirler.