Arapça → Türkçe
عظة Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
الفصل 9. عظة.
Bölüm 9. Sermon.
ثم اعطاني عظة وكتيب
Sonra bana bir öğüt ve bir broşür verdi
قم بتبشيرنا عظة يا لوجن
Bize vaaz ver, Logan!
كان ذلك عظة جميلة، بارسون
Güzel bir hutbeydi, Vaiz.
اعطاني عظة وكتيب، لكن ذلك لا يعني..
Bana bir öğüt ve bir broşür verdi ama bu demek değil ki...
وما القادمة عظة. واضاف "هذا الفصل في خان --"
"Bu hanın bölüm -"
« كلا » استفتاح « إنه » أي القرآن « تذكرة » عظة.
Doğrusu, bu bir öğüttür.
قدمت عظة كاملة ذات مرة و أنا جالس مباعداً بين قدمىّ
Bir kez ahırın hendeğinde yürüyerek vaaz vermiştim.
« إن » ما « هو إلا ذكر » عظة « للعالمين » الإنس والجن.
Bu, tüm halklara bir mesajdır.
« كلا » لا تفعل مثل ذلك « إنها » أي السورة أو الآيات « تذكرة » عظة للخلق.
Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.
وألقى الخطيب عظة طويلة للغاية, وبالتالي كانوا بعيدين عن الضرر عندما عتت الأمواج.
Vaiz, ekstra uzun bir vaaz vermişti, ve böylelikle dalgalar çarptığında hala tehlikeden uzak bir yerdeydiler.
« ذكرى » عظة لهم « وما كنا ظالمين » في إهلاكهم بعد إنذارهم ونزل ردا لقول المشركين.
Bu bir uyarı ve mesajdır; çünkü biz haksızlık etmeyiz.