Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

عدم القدرة Türkçe dilinde

yetersizlik

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

ولدت مع عدم القدرة على رؤية الألوان

Doğuştan bir çok rengi göremiyorum.

لقد أسماها "عدم الصبر عند عدم القدرة على الحل"

O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.

لأن عدم القدرة على الكذب تعتبر نقطة ضعف للمراسل

Çünkü yalan söyleyememek bir muhabir için oldukça büyük bir sorun teşkil eder.

أيضا إحتقار للإنسانية عدم القدرة على الحب والمحبة.

Ayrıca insanlığa bir saygısızlık. Sevme ve sevilme beceriksizliği.

وأريد أن أركز على الكلمة (عدم القدرة على الوفاء) لأنها

İflas kelimesi önemli, zira finansal krizden bahsederken bu kelimeyi sıkça kullanacağız.

قلت "تعابير ضحلة: عدم القدرة على التعبير عن مدى المشاعر."

"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.

بالإضافة إلى ذلك، لدينا سياسة أن لا أحد يرد بسبب عدم القدرة على الدفع

Ek olarak, kimseyi ödeme gücü nedeniyle geri çevirmemek gibi bir politikamız var.

في حين أن الصين ما تزال تعاني من عدم القدرة على إحداث الإصلاح السياسي.

Çin ise hala politik reformlar yapmaya çalışıyor.

أجد ذلك غير عادي، عدم القدرة على رؤية الضوء، عدم القدرة على رؤية الظلام.

Bunu olağanüstü buluyorum, yani ışığı göremiyor olmamızı, veya karanlığı göremiyor olmamızı.

لأن عدم القدرة على إختبار الندم هو فى الحقيقة عادة يكون أحد أعراض المختلين نفسياً.

Çünkü pişmanlık hissetmemek aslında sosyopatların birkaç temel teşhislerinden biridir.

التي مازالت ترش في مختلف أنحاء العالم، على ما يبدو عدم القدرة للاستفادة من تجربة الماضي.

Geçmişten ders alınmadığını gösteren şekilde tüm dünyayı hala spreyliyoruz.

إذا فكرتم في الأشخاص والرهونات وشراء المنازل ثم عدم القدرة على الدفع لتسديده، فعلينا إعادة النظر في ذلك.

İnsanlara ve konut kredilerine baktığınızda daha sonra ödeyemeyecekleri evleri alıyorlar bunun üzerinde düşünmeliyiz.