Arapça → Türkçe
ظلّ Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
في ظلّ الدلائل الحالية التي نمتلكها
Elimizdeki mevcut kanıtlar ışığında.
وبعد ذلك ظلّ يطـارده فوق وأسفل التـلّ
Sonra bir gölge onu orada burada kovalıyor.
(كورو)، سحره الشاعري، ضوء و ظلّ غاباته
Corot, şairane büyüsü, ormanlarının ışığı ve gölgesi.
وقد ظلّ ساخنا من خلال غلاف جوي سميك من ثاني أكسيد الكربون.
Ve kalın bir karbondioksit atmosfer tarafından sıcak tutulmuştu.
ظلّ يرتشف رشفات صغيرة لطيفة من كأسي، حتى يحرص على إفساد نفسي
Kafam kıyak olsun diye....içkime bir çimdik tuz atarlar.
ظلّ إعداد الطعام منزلياً هو العادة، لكن جودته كانت في الحضيض.
Ev yemeği hala standart olarak kaldı; ama kalitesi oldukça düşmüştü.
تخيلوا، العديد من هذه المشاكل يمكن إيقافها إذا ظلّ أؤلئك الأطفال دافئين.
Düşünün, eğer bebekler sıcak tutulabiliyor olsaydı, bu problemlerden pek çoğu engellenebilirdi.
هذه المرة، ربما مرتبك أو غير متشجع بالكارثة العسكرية في الصومال، ظلّ المجتمع الدولي صامتاً،
Ancak bu sefer, Somali'deki askeri felaketten cesareti kırılmış uluslararası toplum sessiz kalmayı tercih etti, ve 800,000 civarında insan katledildi
لقد قلت لهُ، على الرغم من الأمر مُحبط ليس هناك ما يمكننا فعلهُ ولكنهُ ظلّ مريض لبضعة شهور و ضغط دمهُ لم يكُن جيّد من البداية
Üzücü olsa da yapacak bir şey olmadığını söyledim ama hastalanıp yatağa düştü, tansiyonu da vardı.