Arapça → Türkçe
طلق ناري Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
[طلق ناري]
[tabanca sesi]
بعددقائق... صوت طلق ناري!
Dakikalar sonra bir silah sesi!
هل سمعت صوت طلق ناري في الحديقة؟
Parktaki silah sesini duydun mu?
ثم سادت لحظة صمت وبعدها طلق ناري
Sonra bir anlık bir sessizlik ve ardından da silahın ateş edilme sesi duyuldu.
[الجميع يغنون بلغتهم الأصلية] [طلق ناري]
[Kadınlar kendi dillerinde şarkı söylerler] [tabanca sesi]
وإن أصابني طلق ناري سأسخر من نفسى لكوني أحمق
Ben kendimi hiç affetmeyeceğim.
هذا يُثبت أن وفاة حميد لم تكن نتيجة طلق ناري ولكن بسبب شظايا،
Bu kanıtlıyor ki, bir silah atışı değil, bir şarapnel parçası Hamid'i öldürmüştü.
عندما تكون هناك إصابة نتيجة طلق ناري، يكون هناك جرح لأثر الدخول وآخر لأثر الخروج،
Bir silah atışı olduğunda, bedende bir giriş noktası ve çıkış noktası olur.
كما يفعلون, هنا, الآن الآن, ترى البندقية هناك. لكنك لن ترى أي طلق ناري, نستخدم الضربات القاضية
Şunun gibi, burada, şimdi, şuradaki silahı görüyor musun, fakat hiç silahın ateşlendiğini görmezsin, vurma efekti kullanıyoruz.
وظل يكابد الالام حتى بعد ظهر اليوم التالي عندما استسلم أخيرا لجرح مفترض من طلق ناري ذاتي في سن 64 -- وهو، بالمصادفة، عمر البيرتو جياكوميتي عند وفاته.
Ertesi öğleden sonra, güya kendi sebep olduğu yaranın acısına dayanamayacak duruma geldiğinde 64 yaşındaydı -- bu da, şansa bakın ki, Alberto Giacometti'nin hayatını kaybettiği yaş.