Arapça → Türkçe
حمولة من Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
ألم تجئ إلى...؟ لتحمل حمولة من الخشب هذا الصباح؟
Bu sabah odun almaya gelmemiş miydin?
أتدرك كم حمولة ينبغي أن أنقل من موديستو إلى يوما..
Bu parayı kazanmak için Yuma'ya kaç kez gitmem gerektiğini biliyor musun?
إذن هذا الآن حبل يعرف حمولة الحبل في أي نقطة من الحبل.
Bu, halattaki herhangi bir noktadaki yükü bilen bir halat.
مع حمولة طن من هذة المادة أقل حركة أو أقل حرارة ستنهى حياتكم
Bir sürü kaza olasılığı var. Ufacık bir sarsıntı, ufacık bir çarpmada öldünüz demektir.
لا بد من خفض الشراع وتقليل السرعة وإلا سنفقد كل حمولة السفينة
Tüm azizler adına, Kaptan, vazgeçmezsek yelkenleri kaybederiz.
و معها حمولة من القطن, و زيت بذر الكتان و الخشب ركابها الثلاثة كانوا السيد "فيلياس فوج" و من معه
Üç yolcusu ise, Bay Fileas ve tayfasıydı.
سنقوم بتجميع أربعين جرةً ضخمة كبيرة بما يكفي لتحمل حمولة أربعين من الزيت وكبيرة بما فيه الكفاية لتحمل أربعين لصاً
Kırk tane dev küp bulacağız, kırk kilo güzel kokulu yağ ya da kırk haramiyi taşıyacak kadar büyük olmalılar.
فكرت في ورقة جافة المسجونين في دوامة من الرياح، في حين غامض وزن تخوف، حمولة من الشك إلى أجل غير مسمى، أنزلوني في مقعدي.
Gizemli bir süre, rüzgar bir girdap içinde hapsedilmiş bir kuru yaprak düşünce endişe, belirsiz bir şüphe yükü, benim sandalye beni aşağı tartılır.