Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

جزء مع Türkçe dilinde

ayrılmak

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

وبعد ذلك سنبيع جزء منها مع الربح

Sonra üzerine kar payı koyup parça parça satacağız.

يبدو أن تختلف مع كل جزء جديد أن تولى.

Her taze kısmı ile değişir gibiydi diye düşündü.

بإمكان كريس أن يتفاعل مع جزء آخر من الحمم

Chris buraya gelip lavın bir diğer tarafında çalışabilir, ben buralarda oynarken.

مع هذه الأصول نحن الآن جزء من القرية العالمية.

Bu değerler artık küresel köyün bir parçası.

ربما نستطيع القول أنه فشل.و لكن مع ذلك،تلك كانت جزء من خطته

Malevich'in bu denemesinde başarısız olduğunu söyleyebiiriz. Ama yine de asıl amaçladığı şey buydu.

إن أفضل جزء لأطعمة البحار التصالحية هي أنها تأتي مع نصف قوقعة

"Şifalı deniz ürünleri"nin en iyi tarafı midye kabuğunda,

جزء من المشكلة التى نواجهها مع الديمقراطية في أوروبا هذه الأيام.

Avrupa'da demokrasi hakkındaki problemlerin bir kısmını yakalıyor.

وهذا يعني أننا نعيش ونعمل مع المجتمع، وأنهم جزء من عملية التصميم.

Bu şu demek, biz gerçekten orada cemiyetle beraber yaşayıp çalışıyoruz, ve onlar tasarım sürecinin bir parçası.

وجهت إلى جزء منها: في لحظة وجاء Tybalt الناري، مع سيفه prepar'd ؛

Ben onları parçasına çekti kılıcını prepar'd ile anında ateşli Tybalt geldi;

وانه من الواضح انه استخدم اهم جزء من العمل, مع عدم التعرض للانتقاد

Başka bir yönden bakarsak, çalışmanın en önemli kısmını alıntı yapabilirsiniz.

التعبير له طريقته، بدت روحه جدا أن تختلف مع كل جزء الطازجة التي تولى.

Onun ifadesi, onun bir şekilde, onun ruhu her taze parçası olan farklı görünüyordu diye üstlendi.

السم هاث الإقامة، وقوة الدواء: لهذا، ويجري الهف، مع أن الهتافات جزء كل جزء ؛

Zehir ikamet ve tıp gücü indirdiği: Bunun için, bu kısmı her bir parça peynir, kokusu;