Arapça → Türkçe
جرم Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
إنه جرم فدرالي
Bu federal bir suçtur.
فعندما يفقدون جرم الورق، يكوون الجذور
Böylece çok yaprak kaybettiklerinde, köklerini bırakırlar.
من جرم لآخر. لذا, إذا كانت الحياة موجودة في حزام كويبر
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.
والنبات يجب أن يبقي جرم الجذر بتوازن مع الأوراق ليكون سعيدا
Ve bitkiler kök ağırlığını yaprak ağırlıkları ile kabaca bir dengede tutarlar.
إن جرائم القتل البسيطة والفظائع لا تعادل... فداحة جرم التهم الموجهة
Bu mahkemede işlendiği ileri sürülen suçlar sıradan eziyet ve cinayet suçları değildi.
« لا جرم » حقاً « أنهم في الآخرة هم الخاسرون » لمصيرهم إلى النار المؤبدة عليهم.
Elbette onlar, ahirette ziyana uğrayacaklardır.
و أكتشفت إمكانية أن أكون ناجحا في حياتي كممثل, من دون الإتيان بأي جرم, من دون خداع أحدهم و من دون الكذب.
Ve bir aktör olarak hayatta başarılı olabileceğimi keşfettim, suça bulaşmadan, kimseyi aldatmadan, yalan dolan konuşmadan.
« لا جرم » حقا « أن الله يعلم ما يسرون وما يعلنون » فيجازيهم بذلك « إنه لا يحب المستكبرين » بمعنى أنه يعاقبهم.
Gerçekten Allah, onların gizlediklerini de bilir, açığa vurduklarını da. O, büyüklük taslayanları sevmez.
« تلك » أي هذه الآيات « آيات الله نتلوها عليك » يا محمد « بالحق وما الله يريد ظلما للعالمين » بأن يأخذهم بغير جرم.
Onları sana gerçek ile okuyoruz. Allah, alemlere zulmetmek istemez.
( ما يبدل ) يغير ( القول لدي ) في ذلك ( وما أنا بظلام للعبيد ) فأعذبهم بغير جرم، وظلام بمعنى ذي ظلم لقوله " " لا ظلم " ".
" Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara asla haksızlık etmem. "
« ولكل أمة » من الأمم « رسول فإذا جاء رسولهم » إليهم فكذبوه « قضي بينهم بالقسط » بالعدل فيعذبون وينجى الرسول ومن صدقه « وهم لا يظلمون » بتعذيبهم بغير جرم فكذلك نفعل بهؤلاء.
Her ümmetin bir elçisi vardır. Elçileri gel ( ip de bunlar onu yalanlay ) ınca aralarında adaletle hükmolunur, onlara hiç haksızlık edilmez.
« لا جرم » حقا « أنما تدعونني إليه » لأعبده « ليس له دعوة » أي استجابة دعوة « في الدنيا ولا في الآخرة وأن مردنا » مرجعنا « إلى الله وأن المسرفين » الكافرين « هم أصحاب النار ».
" Kuşku yok ki, beni kendisine çağırdığınız şeyin ne dünyada ne de ahirette bir dayanağı yoktur. Dönüşümüz ALLAH ' adır.