Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

تنحدر Türkçe dilinde

inmek

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

ان اسيا كلها تنحدر فوقنا

Bütün Asya üzerimize doğru geliyor.

هنا بدأت الأمور تنحدر للأسوأ

Açıkçası işler çok çirkin bir şekil almıştı.

يمكنك دائما تنحدر والتقاط أي شيء.

Seni dolandırabilirler.

تنحدر إلى هضبة Huautla في المكسيك.

Meksika'daki Huautla Platosuna iniş.

أنها تنحدر من مكان مرتفع بالأعلى هناك

Yukarıda bir yerden geliyor. Yukarıdan.

عندما تنحدر الشمس الملتهبة في السماء الغربية

Kızgın güneş batıda ufka kavuşurken...

فافعل حسب حكمتك ولا تدع شيبته تنحدر بسلام الى الهاوية.

Sen aklına uyanı yap, ama onun ak saçlı başının esenlik içinde ölüler diyarına gitmesine izin verme.

وكانت الثورة الاسلامية في ايران تنحدر وحولت البلاد تماما

İslam devrimi İran'ın üzerine çökmüş ve ülkedeki Fars kültürünü bütünüyle değiştirerek

ألا تظن أن كرامة القس لا يجب أن تنحدر لدرجة السؤال عن الصدقة

Dilenmenin, bir papazın saygınlığını azaltacağını düşünmediniz mi hiç?

هذه المنطقة لا تنحدر ضمن الملكية البريطانية, لا يمكننا فعل شىء

Bu bölge Britanya yargı alanında değil. Elimizden bir şey gelmez.

الذين سيكون لمثل هذه dainties لا تنحدر؟ حساء من المساء، شوربة جميلة!

Kim böyle dainties eğilmeye değil mi? Akşam Çorba, güzel Çorbası!

الأول، قالوا: "الحياة على المنحدر ؛ إما أن تصعد إلى الأعلى، أو أن تنحدر إلى الأسفل. "

Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"