Arapça → Türkçe
تنبثق من Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
لم تنبثق الإدارة من الطبيعة.
Yönetim denen şey doğadan çıkmadı.
هذه النسخة المكررة هي دعامة طافية ضخمة تنبثق من الشجرة نفسها.
Fotoğraftaki yineleme, ağacın gövdesinden çıkan bir tür dev uçan payanda.
كي يرى الاستقرار والأمن والصداقة والتسامح تنبثق من العالم العربي،
Bu; istikrarı, güvenliği, kardeşliği ve hoşgörüyü Arap dünyasında görebilmemiz, şiddeti ve terorizmi bir kenara bırakabilmemiz için bir fırsattır.
وأسمح لنفسي بالولوج إلى الفوضى لأنه من رحم الفوضى، أرجو أن تنبثق لحظات من الحقيقية.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.
شجرة السكويا كسيرية. وكما تنبثق منها أطراف تنفلق الأطراف لتكوّن أشجارا صغيرة عبارة عن نسخ من الشجرة الأم.
Sekoyanın fraktal bir yapısı vardır ve çıkan her dal ufak ağaçlara dönüşür, Sekoya'nın kopyaları olurlar.
تمثالك الذي تنبثق منه الدماء من صنابير عديدة ليغتسل بها الرومان الباسمون تدل على أن، روما العظيمة ستتخضب بدماء مجدّدة،
Birçok yerinden kanlar akan önünde sevinçli Romalıların yıkandığı heykelin senin yüce Roma'ya, yepyeni, diriltici bir kan getireceğine alamettir.
ولذا كان من الطبيعي أن تنتهي إليها هذه الطفلة دون إكتراث وعملت على تلويث المياه التي تنبثق عبر تلك الحنفية العامة, وإندلعت واحدة من أفظع الكوارث المرضية التي لم يشهد لها مثيلاً في كل تاريخ إنجلترا
Bu kız da bu su pompasındaki suyu farkında olmadan kirletti, ve İngiltere tarihinin en korkunç salgınlarından biri iki, üç gün sonra patlak verdi.