Arapça → Türkçe
تلتهم Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
تلتهم التهاما..
Gulu gulu, gulu gulu, gulu gulu.
أتمني أن تلتهم الآفات هذا الفراش اللعين
Umarım bütün kahrolası bahçe hastalanıp kurur!
كامل قريبا آفة الموت التي تلتهم النباتات.
Tam yakında pamukçuk ölüm tesisi yiyor.
غير أن المحارق الجديدة كانت تلتهم آلاف الجثث كل يوم.
Ancak fırınlar günde binlerce vücudu yakıyordu.
يجب أن أكون في غاية الأسف لرؤية الذئاب تلتهم أطفال جيراني
Komşumun çocuklarının kurtlar tarafından mideye indirilmesini görmek beni gerçekten üzerdi.
لماذا لا تلتهم حفنة من " فايتاجيكس "، و تقوم بشحن بطاريتك، أنظروا
"Şen şakrak olmak istiyorsan hemen ağzına bir avuç Vitajex at ki, bataryan şarj olsun." İzleyin.
أنهم ذاهبون إلى بلع بعض من هذه البكتيريا و تبدأ تلتهم، وربما حتى بعض الخلايا التالفة هنا.
Burdaki bazı bakterileri ve hatta bazı zarar görmüş hücreleri yutacaklar.
في الوقت نفسه، الخلايا المتشعبة الخاصة بك، و البالعات الاخرى، سوف تلتهم الفيروسات وما يتواجد على سطحها.
Aynı zaman da dendritik hücreler, diğer fagositler, virüsleri yiyecekler ve sonra onları yüzeylerinde gösterecekler.
هنا تلتهم الصحراء الكبرى غالبًا حوالي متر في اليوم من الأراضي الصالحة للزراعة وتتسبب في هجر الناس لمنازلهم
Bu bir günde bir metre ekilebilir alanı yiyip bitiren, fiziksel olarak insanları evlerinden süren bir Sahara demek.
هنالك خرافة تنص على أن الثقب السوداء تلتهم كل شيء في الكون، لكن في حقيقة الأمر يجب الإقتراب كثيرا للسقوط فيها.
Kara deliklerin evrendeki her şeyi yuttuğuna dair bir efsane vardır, ama onun içine düşmeniz için çok fazla yaklaşmanız gerekir.
وكانت لعبة حيث تلتهم سمكة كبيرة سمكة صغيرة، لكن كان يريد الحفاظ على النتيجة كلما التهمت السمكة الكبيرة السمكة الصغيرة،
Bu büyük balıkların küçük balıkları yediği bir oyundu ama puanları kaydedebilmek istiyordu böylece büyük balık küçük balığı her yiyişinde puan yükselecekti, ama bunu nasıl yapacağını bilmiyordu.
كانوا يطلقون أصواتاً كأنهم يلتهمون بأفواههم يقومون بحشو قبضاتهم فى أفواههم و يطلقون أصواتاً تلتهم و كانت وجوههم عابسة بصورة مخيفة
Yumruklarını ağızlarına sokup gürültülü sesler çıkartıyorlar korkunç sırıtışlarla gürültü yapıyorlardı.