Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

تغير الوقت Türkçe dilinde

zaman varyantı

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

لكن الوقت تغير..

Devir değişiyor.

يمكنك تغير قيمة الوقت منها هنا.

Süreyi buradan değiştirebilirsiniz.

يمكنك تغير كمية الوقت مؤقت من هنا.

Gerisayımın toplam süresini buradan değiştirebilirsiniz.

و لكن الوقت قد مر، و تغير الحب كما تغيرت أنا

Ama zamanla sevgim değişti, ben de değiştim

الوقت قبل كلمة مرور أيار ليس تغير بعد الأخير كلمة مرور تغيير:

Son şifre değişikliğinden sonra şifrenin değiştirilemeyeceği süre:

و لكن عدد السكان تغير بشكل كبير عن الوقت الذي أتيت فيه هنا أول مرة

Ama buraya ilk geldiğimden beri nüfus çarpıcı olarak değişti.

الآن قد وصلت الى استنتاج بعد قضاء الكثير من الوقت في معرفة حول تغير المناخ

İklim değişikliğiyle ilgili uzun zaman çalıştıktan sonra şu sonuca vardım:

ولكن العالم تغير ليغير تلك الصورة التي سادت طيلة ذلك الوقت ويغير تصنيف العالم.. ولفهم ذلك التغير

Ama dünya değişti dünyayı şu an olduğu gibi anlamak için o zihniyeti, dünyadaki sınıflandırmaları yenilemenin zamanı geldi.

نخرج لأشهر من الوقت ونحفر في قاع البحر لاسترداد الرواسب والتي ستخبرنا عن قصص تغير المناخ بالشكل الصحيح.

Aylarca uzakta oluyoruz ve iklim değişikliğiyle ilgili ipuçları veren tortuları ele geçirmek için deniz yatağını sondalıyoruz.

وتم الاعتقاد طوال الوقت بأنه كان إما بفعل قوة قاهرة أو ربما بسبب تغير مناخي بطيء وطويل، وتغير ذلك فعلا في 1980

Uzunca bir zaman bu Tanrı'nın ya da uzun veya kısa iklim değişikliklerinin bir sonucu olarak düşünülüyordu ve 1980'de

ما تغير منذ ذلك الوقت هو أننا نستطيع اليوم أن نرى الدليل على ذلك، وأن نقارن بين المجتمعات التي تتباين بها " عدم المساواة "

Değişen şey ise bizim artık kanıtlara bakabileceğimizdir; toplumları, aşağı yukarı eşit olan toplumları karşılaştırabiliriz ve eşitsizliğin yaptıklarını görebiliriz.

لأننا نخاف منه. لكن عودة مرة أخرى في يونيو/حزيران عام 2004, حينما بيّنتُ أن مجموعة صغيرة تستطيع فعل ذلك فعلاً, تستطيع البدء بذلك, كل شيء تغير بعد ذلك الوقت.

Ama Haziran 2004'ten itibaren küçük bir grubun bunu başarabileceğini, bir başlangıç yapabileceğini gösterdiğim zaman, herşey değişti.