Arapça → Türkçe
بوفرة Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
علب القمامة والجرذان بوفرة.
Çöp kutularıyla, farelerle dolu.
القوة التى تمتلكها مصر بوفرة.
Mısır'ın bolca sahip olduğu bir güç.
لأنه، وبوضوح، حيوان يوجد بوفرة قبل أن ينقرض،
Çünkü doğal olarak çok bulunan bir hayvanın soyu tükenmeden önce, sayısı azalır.
في كل مرحلة، ننمي هذه القطع بوفرة بحيث نستطيع سلسلتها
Her basamakta bu parçaların miktarını artırdık ki onların dizilimlerini belirleyebilelim.
لا بد أن تحفظ السيدة تحت الزجاج و علينا أن نوفر لها الذباب بوفرة بتكاليف باهظة
Tam bir müsriflik, sonbaharın başından ilkbaharın sonuna kadar Leydi cam altında tutulmalı ve o cam altındayken aşırı külfete katlanarak uçan sinekler tedarik etmeliyiz.
وما هو مهم في جير الأسنان،هو أنه يتحجر تماما مثل بقية الهيكل العظمي وقد وجد بوفرة قبل يومنا هذا
Ve diş taşı hakkındaki en önemli şey......iskeletin geri kalanı gibi fosilleştiğidir,......yıllar önce bol miktardaydı... ve her yerde mevcuttu.
ومن ثم في الليل يتم غمرهم بحبوب اللقاح حيث يتم غسلهم بوفرة بها ومن ثم تلك القطاعات التي شاهدتموها في الصورة السابقة
Gece polenle kaplanıyorlar, onların üzerine boca oluyor, ve sonra yukarıda gördüğümüz kıllar, bir nevi iniyorlar ve tüm bu sinekleri salıyorlar, polenle kaplanmış halde - muhteşem bir şey.
كيميائيًا إذن فالقشرة مختلفة عن الوشاح وذلك استنادًا إلى اختلاف تركيبها الكيميائي، واختلاف الجزيئات الموجودة بوفرة بين هاتين الطبقتين
Kabuk temelde, meydana geldiği moleküllere bağlı olarak yani alaşımına bağlı olarak mantodan farklıdır.
اليوم، بإمكانك شراء فتاة تم تهريبها نظير القليل من مئات الدولارات، وهو الأمر الذي يعني أنها في المتناول بوفرة ويمكن التخلص منها بسهولة.
Bugün, bir kız çocuğunu, birkaç yüz dolara alabilirsiniz, anlamı, o kız aslında harcanabilir.