Arapça → Türkçe
بحد ذاتها Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
لأن 4 بحد ذاتها تعني 2^2
Çünkü 4'ün kendisi 2'nin karesiyle aynı şey.
وهذه بحد ذاتها تعتبر مفتاح لايجاد الجذر التكعيبي
Bu da bizim için bir ipucu.
لأن البروفة بحد ذاتها كانت تحدي كبير بالنسبة لي.
Cunku, bu prova benim icin buyuk bir asamaydi.
والدول النامية بحد ذاتها قد بذلت الكثير من الجهد.
Ve gelişmekte olan ülkeler bunun üzerine çok efor sarf ettiler.
تذكروا، الدائرة بحد ذاتها عبارة عن جميع النقاط التي
Unutmayın, çemberin kendisi merkeze eş uzaklıkta noktaların bütünüdür.
غير أن السماوات بحد ذاتها ستشتعل لهباً لتنبئ بموت الأمراء
Büyüklerin ölümü tutuşturur gökleri bile.
إن الأخبار السيئة لا تجلب لنا شمولية الرحمة بحد ذاتها، حسناً
Kötü haber ise bizi evrensel merhametin açıklamasına getirmiyor.
هذه الصورة بحد ذاتها غاية في الجمال و لكن نحن نعتقد أن الطريقة
Bu büyüleyici ve güzel görüş bizi mekanizması hakkında düşünmeye itti.
وكانت كلمة "معتقد" أو "إيمان" تعني بحد ذاتها أن تحب وتقدر وتعز.
İnanç (belief) kelimesinin kendisi orijinal olarak sevmek, ödüllendirmek, üzerine titremek anlamındaydı.
ولكن العملية بحد ذاتها دون هدف، ليس لديها بعد نظر، وبدون تصميم.
Ama sürecin kendisi amaçsız, öngörüsüz, tasarlanmamış.
مساند الرأس بحد ذاتها هي تحدي لانك تريدها ان تضبط بشكل كاف لتلائم
Şimdi başlık zorlu bir iş çünkü öyle bir ayarlamak istiyorsunuz ki uysun, işte uzun bir çocukla kısa bir kıza.
مرة اخرى، اناس من كل انحاء البلاد يفعلون - المشاهدة بحد ذاتها هائلة.
Ayrıca, bütün ülkeden insanların katılımını izlemek olağanüstü, bilhassa.