Arapça → Türkçe
بحدة Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
مُصابُ بحدة السمع
Duyma problemim var.
وتحدث عن حزنك بحدة أقل
Neye içerlediysen soğukkanlılıkla söyle.
إأقدّرُ شكواك بحدة هكذا
Düşüncelerini söylediğin için sana saygı duyuyorum.
"لا أريد مربية"، قالت ماري بحدة.
"Ben bir mürebbiye istemiyorum," Mary keskin söyledi.
عليكِ أن تقوليها بحدة لكن أيضاً بمرارة عميقة
Bunu saldırgan bir tarzda söylemelisin... ama biraz da derin bir acıyla.
وفي آسيا، أول دولة انتشرت بها الإصابة بحدة كانت تايلاند
Thailand Asya'daki ilk yoğun enfekte ülke oluyor.
مدفوعة برمزية الأسطورة و شغفي للتدريب ركزت بحدة شديدة على رقصي
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.
على فكرة, انه موسم الربيع الآن في اسرائيل, حيث الحرارة ترتفع بحدة.
Bu arada İsrail'de şimdi ilkbahar, sıcaklık aniden yükselir.
"لا تتخلى عن تلك الكتب، وغبية"، وقال لإذاعة صوت بحدة -- التجاوز عنه.
Sollama ona "aptal bu kitap, düşürmeyin," keskin Ses, dedi.
لها، على الرغم من انها لا أرى لماذا ينبغي أن يكون. "نتطلع الآن هنا!" قال بحدة.
"Şimdi buraya bak!" Dedi sertçe.
والشيء الاخر الذي اعتقد انه سيحتل الساحة لاحقا الشيء الاخر الذي يجعل الاختراعات تتكاثر بحدة هو اننا نملك الادوات الرائعة
Diğer bir uçmakta olduğunu düşündüğüm şey, yapmanın uçtuğunu düşünmeme neden olan şey dışarda bir yerlerde harika araçların bulunmasıdır.
هذا رسم بياني يوضح لأي درجة يقع التصويت في الكونجرس بحدة حول المحور اليميني و اليساري فإذا كنت تعرف درجة التحفظ او الليبرالية لأحد ما
Kongredeki hangi oylamanın sağ-sol ekseninde düştüğünü gösterip, özgürlükçü ya da muhafazakar birinin bütün önemli konularda nasıl oy verdiklerini gösteren de bu grafiktir.