Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

انخرط Türkçe dilinde

karıştı

Sözlükteki çeviriler

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

لذا.. انخرط في الحياة.. أنقذ الاحذية!

O zaman harekete geçin; ayakkabıları kurtarın.

والامر الثاني.. انخرط في صناعة الاصوات

İkinci olarak, birkaç ses çıkarmak için iletişim halinde olun.

مما سمعت فانت فتى قد انخرط في مشاكل مع المُلّاك

Toprak sahipleriyle başı belada olan biri olduğunu duyuyorum.

وخلصت إلى ان انخرط مع مجتمع الفضاء بل إنخرطت مع ناسا

Ve uzay cemiyetine mensup kişilerle gerçekten NASA'ya mensup olanlarla bağlantıya geçmek için çırpınıyordum.

رئيس وزراء اسرائيل رابين قال عندما انخرط في عملية اوسلو

Prime Minister Rabin Oslo sürecini devreye soktuğunda şöyle dedi:

لذلك هو انخرط في عملية سياسية من الحوار ليس باستراتيجية الضعف ولكن باستراتيجية القوة

Diyalogtan ibaret bir politik süreç devreye soktu, zayıfın bir stratejisi olarak değil, ama güçlünün bir stratejisi olarak.

قلت في نفسي.. رائع.. هناك شيء يمكنني ان أصل نفسي به.. يمكنني ان انخرط في هذا الامر حتى النخاع!

Dedim ki, "Harika, Sonunda ilişkilendirebileceğim birşey, buna atlayabilirim."

و أخيراً.. ان انخرط في مشاريع مميزة حيث انا اعلم ان 50% من المشاريع تدور حول الأسلوب/طريقة التنفيذ

Son zamanlarda, yüzde ellisinin teknik ve diğer yüzde ellisinin yeni olacağını bildiğim projelere katıldım.

في الواقع انخرط الأطفال في عملية رسم الخرائط للمكان المطلوب للمركز، ثم في نهاية المطاف، قام السكان، عبر التدريب المهاري،

Çocuklar cemiyet merkezinin yerine karar verme işleminin bir parçası idiler, ve sonunda cemiyet, ustalık eğitimi sayesinde, binayı bizimle birlikte yaptılar.

وكنت ايضاً سعيدة بكون الله يريد من عباده إعانة عباده الآخرين لقد كان هذا أمرٌ جديد بالنسبة لي.. اذ كنت اظن ان الله يساعدهم وهذا كاف وشعرت انه من الضروري ان انخرط في ذلك الامر الهام

Üstelik Tanrının da yardımıma ihtiyacı vardı ki, böyle bir görev üstlenmek benim için son derece önemli ve heyecan vericiydi.