Arapça → Türkçe
الوقت ذاته Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
وفي الوقت ذاته
Bu sırada...
سنصل جميعاً إلى هناك في الوقت ذاته
Biz varana kadar sen de gelirsin.
انهما جميلتان وقبيحتان في الوقت ذاته..
Güzeller, ama bir şekilde çirkinler de.
لقد قلتموها في الوقت ذاته, تمنوا أمنية
Ben de aynı şeyi söyleyecektim. Bir dilek tutmalıyız.
لا أستطيع حمل بندقية والاستحمام في الوقت ذاته
Hem silah taşıyıp hem yıkanamam.
في الوقت ذاته، نجدها تنحنى في منتصف الخمسينيات،
Hepsi aynı zamanda, 50'lerin ortasında, ayrılmaya başlıyorlar.
أو هل ينبغي علينا النظر إلى جانبي السوق في الوقت ذاته؟
Yoksa aynı anda pazarın her iki tarafına da bakmak mı isteriz?
مهنته وهوايته في الوقت ذاته هي السعي وراء النساء الجميلات
Tek anladığı ve peşinde koştuğu şey;
و في الوقت ذاته، أعتقد أن المتدينين لا يستحقون كل الثناء.
Ama aynı zamanda da dinlerin bu konuda bütün itibarı hakketmediğini düşünüyorum.
الثامنة عشر هو العمر الذي يُحوّلك إلى شخصين في الوقت ذاته.
On sekiz yaş, aldatmak için güzel bir yaştır.
التناغم هو اقتراح شيء شامل ومحيط وأزلي ولحظي في الوقت ذاته.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.
لا يستطيعون تسميتنا بالمجرمين، وفي الوقت ذاته يطلبون منّـا مُساعدتهم
Hem bize suçlu deyip, hem de bizden yardım isteyemezler.