Tarjmaأكتب بالعربي

Arapça → Türkçe

الوفرة Türkçe dilinde

bereketli

Gerçek metinlerden örnekler

Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.

كنت في أرض الوفرة.

Bolluk ülkesine gelmiştim.

هي الوفرة على عكس الندرة.

O kıtlığa karşılık bolluk.

مرحبا بكم في اقتصاديات الوفرة.

Bolluk ekonomisine hoş geldiniz.

هل ستولد في عالم من الوفرة أو النُدرة؟

Bolluk olan bir dünyaya mı yoksa kıtlık olan bir dünyaya mı gelecek?

ولكن هنا، هنا تكمن القوة الكبرى لجلب عالم من الوفرة.

Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.

وهي أيضًا جزء من مشهد الوفرة الإعلامية الذي نعيشه الآن.

Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.

هذه هي الوفرة، وهي بالضبط ما نريد أن نوفّره لنظامنا الاقتصادي.

Bu ekonomik sistemimizin temin etmesini istediğimiz şeyin ta kendisi- bir bolluk.

يستطيعون العيش سنة 2050 حياة من الوفرة والتحميلات الرقمية هي وهم.

İnternet'ten indirme hayatı yaşabilecekleri fikri bir hezeyandır.

هذه الوفرة من الأشياء تتوالى تباعاً ولا تنتهي أبداً مدهشة، ونحن لا ندهش.

Tüm bu şeylerin böylesi bir bollukla sürekli geliyor olması ve hiç bitmiyor olması oldukça şaşırtıcı, ve biz hiç şaşırmadık.

هل لدينا على الأرض موارد كافية و معرفة تكنولوجية,لننشأ مجتمعا بهذه الوفرة

Dünya üzerinde yeterli kaynaklara sahip miyiz? herşeyin ücretsiz olarak elde edilebildiği ve bir işte çalışmayı gerektirmeyen ve bolluk içinde bir toplum yaratacak teknolojik anlayışımız var mı?

اريد اليوم ان اتحدث عن شيئين: اولا، الزيادة فى ثقافة الوفرة، و ثانياً، طلب

Bugün size iki konudan bahsetmek istiyorum: birincisi ulaşılabilirlik kültürünün yükselişi, ikincisi ise bir talep.

تشكّل الوجبات التي تستهلكها المرأة الحامل نوعا من القصة، خرافة جميلة من الوفرة

Hamile bir bayanın tükettiği yemek bir bolluk masalı ya da amansız bir mahrumiyet günlüğü gibi bir hikaye yaratıyor.

İlgili kelimeler ve ifadeler