Arapça → Türkçe
القضايا مع Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
النزوح ليست طريقة للتعامل مع القضايا البيئية.
Yer değiştirme çevresel sorunlarla başa çıkmak için bir yol değil.
فأنا فضولي جدا لمعرفة كيف تتعامل المجلات الكبيرة مع القضايا الكبيرة,
Büyük dergilerin büyük hikayeleri nasıl ele aldığını çok merak ediyorum,
كانت هذه تجربتي مع الرجم و قد اتاحت لي التحدث بجدية عن هذه القضايا الكبرى
Iste bu benim taslama maceram, ve bu, daha buyuk meseleler hakkinda daha ciddi konusabilmemi sagladi.
إن وكالتي تعمل عن قرب مع جامعة كولومبيا وأطراف أخرى لإلقاء الضوء على هذه القضايا
Benim kuruluşum, bu konulara ışık tutmak için Kolombiya Üniversitesi ve diğerleri ile birlikte sıkı bir çalışma yapıyor.
وعندما يزداد التوتر, يكونو قد بدأوا ذلك الحوار وذلك مصدر قوة للتعامل مع القضايا المختلفة
Ve gerilim yükseldiği zaman, zaten o diyaloğu kurmuşlardı ve bu farklı sorunlarla başa çıkmak için bir kuvvetti.
فقد تعاملت انت فى الماضى مع عدد من القضايا البالغة الصعوبة وكلهم قمت بحلهم بجدارة وأستحقاق
Geçmişte de çok güç vakalarla karşılaştın.....ama hepsinin sırrını hünerle çözdün.
دارتموث، حيث كنت أدرّس، وقد تحدثوا عن الأمر مع علماء الإقراض والممولين، ماهي القضايا العامة
Kolejinde kamu kaynaklarının bilim ve mühendislikler payında kullanımı hakkında teologlar ve finansörlerin fikirlerini aldılar.
وأحد القضايا الشائكة التي واجهناها مع إدارة جولياني كانت بأني نسيت أنه معادي للكتابة على الجدران
Giuliani yönetimi ile birlikte unuttuğum zor konulardan biri de ne kadar graffiti karşıtı olduğuydu.
ما بعد ١١ أيلول، أصبح لدى الولايات المتحدة الكثير من المتاعب للتعامل مع القضايا الداخلية الخاصة بها.
11 Eylül sonrası Birleşik Devletler kendi iç meselelerinde yeterince problem yaşadı.
عندما أتحدث مع طلابي حول القضايا العالمية, وأستمع اليهم خلال استراحات القهوة, فغالبا ما اسمعهم يتحدثون عن "نحن" و "هم"
Öğrencilerimle küresel sorunlar hakkında konuştuğumda veya onları kahve arasında dinlediğimde, her zaman "biz" ve "onlar" hakkında konuşurlar.