Arapça → Türkçe
الاضاءة Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
اطفئي الاضاءة الان
Lşıkları söndürüp yatma zamanı şimdi.
دان هولزمان: إرفع حدة الاضاءة لعلنا نحترق
DH: Ve yoğunluğu da biraz arttır -- hala ortada pembe gözüküyoruz.
هذه هي الطريقه التي تعمل بها الاضاءة الحيوية
Bioluminesans (canlı hücrelerde ışık enerjisi üretimi) böyle işliyor.
هذه بيانات عبر الاضاءة هي في البداية اجهزة اضاءه
Aydınlatma yoluyla veri -- bir aydınlatma cihazı için ilk.
وهذا سوف يتضمن وظيفتان اساسيتان الاضاءة وبث البيانات
Ve bu iki temel işlevselliği bir araya getirir: aydınlatma ve kablosuz veri transferi.
ليس منذ فترة طويلة دخلت الاضاءة مفهوم حياتنا.. فهي بدأت
Kısa zaman öncesine kadar ışıklandırmamız bu tür
باري فريدمان: نعم اعتقد ذلك.. هنالك الكثير من الاضاءة فحسب
BF: Evet, bu çok fazla. Bu görüntü ile ilgili.
في الحقيقة.. لم أصادف شخصاً لم تعجبه الاضاءة التي تخفت بتدرج
Hatta, bu ışığın böyle yavaşça sönmesinden hoşlanmayan hiç birine rastlamadım.
انه يؤدي وظيفة الاضاءة لكن في نفس الوقت نستطيع بث هذه البيانات
Aydınlatma görevini yerine getiriyor, ama aynı zamanda, bu veriyi transfer edebiliyoruz.
مثل حبة الفاصولياء هذه انها تتحرك بصورة دائمة لكي تلتقط اكبر كم من الاضاءة
Her zaman ışığı yakayabilmek için hareket eden şu genç fasulyeye bir bakın.
والتي كنت اتطلع اليها هي اعطاء المستخدم الاختيار ما بين الاضاءة الهادئة اللماعة،
Ve istediğim yeni deneyim seçenekleri kullanıcıya vererek sıcak, ışıldayan bir çeşit loş ışıktan, parlak çalışma lambasına kadar giden seçenekler.
هكذا نصنع الاضاءة الموحدة \ المتماثلة من جدار إلى آخر في شبكة من المصابيح العادية.
Bu düzgün bir sıra halindeki lambalarla bir duvardan diğerine düzgün dağılımlı ışıklandırmayı nasıl yaptığımızdır.