Arapça → Türkçe
الإطار الزمني Türkçe dilinde
Gerçek metinlerden örnekler
Yayınlanmış iki dilli metinlerden (altyazılar, belgeler) alınmış cümlelerdir. Kelimeyi bağlam içinde gösterirler ve tek tek incelenmezler.
تتكلم الصحف عن تغير الإطار الزمني لمرحلة الرشد.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.
خلال هذا الإطار الزمني، تيد واصل الاشتغال بوظيفة بدوام كامل، عكس "بيل".
Bu zaman diliminden sonra, Ted tam zamanlı işte çalışmaya devam etti.
علينا أن نكون حذرين من الإطار الزمني الذي نختاره للحكم على التوازن لدينا.
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.
ولذا فالمغالطة بأننا بحاجة لهذه الموارد وأنه يمكننا إنجازها في الإطار الزمني
Yani bu kaynağa aslında anlamlı bir zaman çerçevesinde ihtiyaç duyduğumuz da ihtimal dışı kalıyor.
قد يكون ذلك صحيحا ولكن أنا لن اسمح لك أو لأي شخص آخر للمخاطرة بحياة الجميع في هذا الإطار الزمني
Olabilir, ama Kellog bizi bir daha becersin diye ne seni ne de bu zamandaki bir başkasının hayatını riske atmayacağım.
نحن بحاجة لتحديد الإطار الزمني والذي نستطيع به الحكم على التوازن في حياتنا, ولكننا بحاجة إلى إستئصالها
Hayat dengemizi yargılamak için kullanacağımız zaman çerçevesini genişletmek gerek, ancak bu genişletme işini yaparken
وفي يوم صعب, توصلت إلى الفكرة التي ينبغي -- بعد أن أنهيت تلك المهمة -- خطرت لي فكرة أن أصوّر بتصوير الإطار الزمني،
Ve işte çılgın bir günümde, bana verilen görevi tamamladıktan sonra, zaman atlamalı fotoğraf tekniğiyle çekim yapmaya karar verdim.
في الست أشهر القادمة من حياتي كانت الوقت الأصعب في مجالي, محاولا ان أصمم, أبني وأنشر في الميدان تلك ال25 كاميرا ذات الإطار الزمني.
Ondan sonraki altı ay boyunca, kariyerimin en zor zamanlarını yaşadım; 25 makinenin tamamını, arazideyken tasarlamaya ve kurmaya çalıştım.